KARAHASANLI KASABASI

ŞİİR KÖŞEMİZ

 

 

KARAHASANLI-LI

SADIK-ALİDE’DİR MERKEZ CAMİSİ
İKİ ŞERİFELİDİR SADIK-ALİ’NİN MİNARESİ
DÜKKANLARI, OKULU, POSTANESİ,BELEDİYESİYLE
SADIK-ALİ’DİR KARAHASANLI’NIN MERKEZİ
KİMLER GELDİ KARAHASANLI’YA KİMLER GİTTİ
VARDIR ELBET HERKESİN BİR KÜNYESİ
BASAR BAĞRINA CAMİ-KEPİR GEÇMİŞİNİ
BURDA YATAR HERKESİN
ANASI, BABASI, GARDAŞI, GARDAŞLIĞI
CAMİ-KEPİR’DEDİR KARAHASANLI’NIN MEZARLIĞI
DEREKÖY DE KARŞIDAN BAKAR KARAHASANLI’YA
İKİ KİLOMETRE TORU TOPU KENDİNİ UZAKTA SANMA
HALE BİR DE MANZARASI VAR SORMAYIN
DEREKÖY’DEN BAKTIKÇA BAKASIN GELİR KARAHASANLI’YA
KARAKOL VAR SOLUNDA HASTANE SAGINDA
ORTA MAHALLEDİR, CAMİ-KEPİRNEN
SADIK-ALİNİN ARASIN DA
BİR YANDA MUCUR BİR YANDADA KOZAKLI YOLU
BİRLEŞİR KARAHASANLI’NIN ORTASINDA

BİRDE GÖLÜMÜZ VAR ÖZBEKTE
BALIKLARIDA VAR PİKNİK YERİDE
KARAHASANLI GÖLETİ DERLER BURAYA
HER KÖYDEN İNSAN GELİP GİTMEKTE
DAVULLU, ZUNALI, SAZLIDIR DÜĞÜNÜ
ÜÇ GÜN SÜRER GECELİ GÜNDÜZLÜ
HEP BERABER YAŞAR KARAHASANLI’LI
NEŞESİNİ, SEVİNCİNİ, DERDİNİ, ÜZÜNTÜSÜNÜ
15 KM DİR KOZAKLIDAN SONRA
SARIKENT İLE MUCURUN ARASINDA
ÜÇ VİLAYETİ BİRBİRİNE BAĞLAR KARAHASANLI
NEVŞEHİR, KIRŞEHİR VE YOZGAT’IN ORTASINDA
DELİK DEŞİK ETMİŞLER HÖYÜKLERİNİ, İNLERİNİ
MENDİLLİ DE YİĞENCİKTE SANKİ MADEN YERLERİ
BİRDE PEK KEMSE BİLMEZ GÖRMEZ
KARAHASANLI’DADA VAR BİR YER ALTI ŞEHRİ
KURUMUŞ AKMAZ ALMUŞ AKARI
İYİCE KÜÇÜLMÜŞ UFALMIŞ BAĞLARI
VERİMSİZLEŞMİŞ BAHÇELERİ, TARLALARI
YAMUR YOK YAGIŞ AZALMIŞ
NE KADARDA DERTLENMİSSİN SEN KARAHASANLI’LI

 

KİMİ BUGDAY EKER KİMİSİ PANCAR
HERKESİN DERDİ AYNI NE SU NEDE YAĞMUR VAR
AMA NE İSYAN EDER NEDE BİR SİTEM
AÇAR ELİNİ KARAHASANLI’LI DUA YA ÇIKAR

ÇOGU GÖÇMÜŞ GİTMİŞ EVELDEN
AMA UNUTMAZ ASLINI DÖNER YENİDEN
KIŞIN AZDIR NUFUSU KARAHASANLI’NIN AMA
YAZIN DOLAR YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDAN GELENLERNEN
ARAYAN BULUR BİZİ, HERYERDE BİZ VARIZ
TÜRKİYE’NİN HERYERİNDE, AVRUPANIN DÖRT BİR KÖŞESİNE
YER YERE VE HER YÖNE BİR KOL SALMIŞIZ
BİZE KARAHASANLI’LI DERLER
HER MEMLEKETTE VARDIR BİR GARDAŞIMIZ
TÜRKİYE’NİN ORTASINDADIR YERİMİZ
YEDİ KÖYÜMÜZ VAR DÖRT TE MAHALLEMİZ
NEVŞEHİR VİLAYETİMİZ KOZAKLI KAZAMIZ
ADIYLA SANIYLA BİZ KARAHASANLI’LIYIZ

ERHAN TÜRKAY

 

KARAHASANLI’M

 

Kangal toplasam soysam yazıların da
Hardal yemlik ayıtlasam tarlalarında
Güneşi başıma vurup ta sıcaktan daralınca
Serinlesem mendilli çeşmesinin suyunda

Babam pancar ekse de tarlada yatsam
Su motorunun sesinden sağır olsam
Hele bide suyu kesilse de aharın
Tarla tarla keliler de kuyu arasam

Üç arkadaş bir araya gelipte toplansam
Bir yukarı bir aşağı yollar da dolaşsam
Bekleye bekleye bir dördüncü bulunca
Haso nun kave de bir kağıt oynasam

Serinlik çöküpte ikindin olsa
Genç i ihtiyarı bir araya toplasa
Sağdan soldan bir top bulsalar da
Voleybol oynasam okulun havlusun da

 

Bir araba bulsak ta doluşup gitsek
Mangal yakıp tavuk pişirsek
Nelerde geçiyo bak şu deli gönülden
Bir günümüzü de özbeğin gölünde geçirsek

Akşam olunca köyün içine dağılsak
Sağda solda acık cahillik yapsak
Maksat mücümsüzlük olsun
Onun bunun bahçesin den elma erik çalsak

Belediye ilan verse de çay davetine gitsek
Çay, cigara içip kaymaklı püsgüt yesek
Bayrak kaldırıp baskına giderken
Bir düğün olsa da acık kalabalık görsek

Akşam bütün köy düğün de toplasak
Kızlar oyuna çıksa da seyre dursak
Geç olup ta kalabalık dağılıp tenhalaşınca
Meydana çıkıp bir eğice tırakya oynasak

Düğün sahibini kandırıp bir masa kurdursak
Masanın etrafına toplanıp otursak

 

Yesek, içsek şarkı, türkü söyleyip
Sarhoş olsak küllüklerde uyuyup kalsak

Urumlunun bağlarını aşıp yiğenciğe varsak
Yatsak çimlerin üstünde acık uyusak
Elimiz ayağımız toz toprak oluncaya kadar
Birer birer kayalara adlarımızı kazısak

Düşsek asfalt yola varsak dere köye
Çıksak su deposunun üstüne
Otursak beton duvara da seyretsek
Birde oradan baksak Karahasanlının görünüşüne

Kanlıca kara senir maça gelse de toplansak
Mavi beyaz formaları giyinip sahaya çıksak
Kimimiz seyre dursa kimimiz oynasak
Bir baş bulsak ta şu Başak sporu yeniden kursak

Karahasanlıdır memleketim vatanım
Adım Erhan dır Türkay soyadım
Hep hasreti gözüm de tüter
Gönülden geldi bu mısralar Karahasanlıya yazdım

Erhan TÜRKAY

 

Düşümdeki sevgilim

Dışarıda mevsim hala kış
Sokaklar soğuk caddeler ıssız
Ben sensiz tek başına çaresiz

Biliyor musun artık her şey nedensiz

 

Bir tek sen vardın be gülüm
Ve ben artık kimsesiz
Her gece fırtına her gece yağmur
Elbisem ıslak yollar çamur
Perişan gözlerim firarda
Kaç gecedir uyku tutmuyor
Biliyor musun artık sigara da avutmuyor
Hasretine nikotin bile çaresiz kalıyor
Hayalini yenip te seni unutturmuyor
Kara kış diyorlar bu soğuğa zemheri
Bilmiyorum böylesine üşüten neydi tenimi
Yokluğun mu yoksa zemheri mi
Ya böylesine yakan neydi içimi
Ciğerlerimi kaplayan nikotin mi
Yoksa gün den güne artan hasretin mi
Böyle olacağı hiç aklıma gelmemişti
Demek kader de sevip te kavuşamamak
Sonun da yarı kalmak ta varmış
Sevda hasretliğe dayanamaz mış
Dağların zirvesin de kalan kar gibi
Yüreğim de saklı kaldı sevgin
Ve bu sevgiyi bir an dahi
Silip de bitireme di hasretin
Ne olur durma gel artık
Düşümde ki sevgilim

Erhan TÜRKAY


SEN YOKSUN

 

Zindanlara, demir parmaklıklara ne gerek var?
Bu oda benim için zaten bir mahzen
Küstüm yaşamaya insanlara senden sonra
Bir sigaram var birde hatıralarım teselli veren

 

Şiirler yazdım senin adına senin uğruna
Gün oldu gözlerimi; çivileyip düşündüm saatler boyunca
Bazen yumruklarımla hesap sordum
Sigara dumanından rengi sararmış duvarlara

İzleri var kanlı yumruklarımın duvarlarda
Ve birde resmin aslı tam karşım da
Ne kadarda istesem de olmuyor
Seni unutmak için ne yapsam boşuna

Bak yine güneş battı akşam oluyor
Elimde değil karşı koyamıyorum zamana
Geceler sabaha, sabahlarda geceye ulaşıyor da
Bir ben çaresiz ulaşamadım sana

Beynimde başlayıp kulaklarımda son bulan bir uğultu
Kanlı gözlerimde yıllardır unutulma korkusu
Beni böylesine çaresizliğe ve bu hallere iten
Yüreğimde küllenmeyen bir aşkın burukluğu

Yenemedim bir türlü içimdeki şu gururu
Kalmadı tükendi bu hayatın tadı tuzu
Ne sen nede ben bilemedik göremedik
Bu sevdanın hazin dolu sonunu

Yükselen bir sigara dumanına benziyor hayatım
Yükseldikçe açılıyor ve sonra darmadağın
Suçlu hangimiz di bilmiyor, anlayamıyorum ama
Bunca zamandır sen bana ben sana dargın

Matem var sanki her gece gök yüzünde
Dertler bitmiyor, çektikçe geliyor üst üste
Korkuyorum bir ürperti var vücudumu saran
Şafak sökmüyor sabah olmuyor sensiz gecelerde

Erhan TÜRKAY


 

GİT BİTSİN

 

 

O kadar çok istiyorsan
Uzaklarda bensiz daha mutlu olacaksan
Yokluğumdan zevk duyacaksan
Kara toprak benim olsun
Gök yüzündekiler senin
Git bitsin
Ben alıştım zaten
Her seferin de bir darbe yemeye
Sus bir kelime dahi söyleme
Beni vuran ilk sen değilsin
Git bitsin
Günlerin en güzeli senin olsun
Karanlık sisli geceler benim
Sicim sicim yağan yağmurlar senin
Deli fırtınalar benim
Artık bütün istediğin her şey senin
Git bitsin
Kapıyı sert kapat, karalı olsun
Nefes kesici kokunu, hayallerini,
Ve birde yüreğini unutma
Yüreğinden kopamasa da yüreğim
Kulaklarım dan çıkmasa da sesin
Git git artık git bitsin

 

Erhan TÜRKAY


Adın batsın

 

Dağları deldiren de sen
Çöllere düşüren de sen
Geceler boyunca uyutmayıp
Cayır cayır yakan da yine sen

 

Sulara kaptırdın yarınımı dünümü
Acımadan bitirdin ömrümü
Diyar diyar ardım bulamadım
Nerede bıraktın sen gönlümü

Adına şiirler yazdırırsın
Türlü türlü ağıtlar yaktırırsın
Ne diyeyim ey ayrılık sana
Senin de adın batsın

Yıkılasın yok olup kaybolasın
Sen de her acıdan bir tat alasın
Kaybedesin yitiresin tüm umutlarını
Ey ayrılık senin de adın batsın

Yanına bir yoldaş bulamayasın
Unutulasın adın hiç anılmasın
Bir gün olsun gülmesin yüzün
Ey ayrılık senin de adın batsın

Bitmesin gittikçe yolun uzasın
Dinmesin çektikçe acıların artsın
Bir hiçbir yalan olasın
Son kurbanın yine kendin olasın
Gecen gündüzün belli olmasın
Çıldırıp çaresizlikten kahrolasın
Ne diyeyim ey ayrılık sana
Senin de adın batsın

 

Erhan TÜRKAY




GÜLÜM

 

Sisli bir günün sabahındayım
Gözlerim nemli kirpikler imde yaş
Yine bugün yalnızım gülüm
Duygularımı çalmışlar benden
Garip kalmış kısacası gönlüm
Yine bugün yoksulum gülüm

 

Rüzgarlar savurur olmuş beni
Bir o yana bir bu yana savrulur dururum
Yine bugün fırtınalardayım gülüm
Yüreğimde garip bir burukluk
Elim kolum bağlanmış boğazım da bir düğüm
Yine bugün çaresizim gülüm

Ruhumu karamsarlık bir sarmış
Gece gibi karanlık bütün bedenim
Yine bu gün karamsarım gülüm
Bin bir düşünce ile sarsılıyor başım
İçim içimi yiyor dört bir yanım hüzün
Yine bugün depremlerdeyim gülüm

Gözlerim dalar olmuş ufuklara
Kendimi dağlara doruklara vurmuşum
Yine bugün hasretlerdeyim gülüm
Hep sen gelecekmişsin diye düşünürüm
İşte biraz sonra gözükecek yüzün
Yine bu gün hayallerdeyim gülüm

Kesseler damarımı kanım akmaz
Vursalar dahi canım yanmaz
Yine bu gün gamsızım gülüm
Yokluğun bini yollara vurmuş
Adım adım sonsuzluğa yürürüm
Yine bu gün firarlardayım gülüm

Erhan TÜRKAY




SÖYLE NEYDİ

AŞILMAZ DENE DAGLAR AŞTIRAN
AŞMAKLA KALMAYIP YARDIRAN
ŞİRİNİ GÜNLERCE AGLATAN
NEYDİ SÖYLE NEYDİ FERHATI SULARA KAPTIRAN

 

ÖNCE YÜREGİNDEN BAŞLAYAN
SONRA ALEV ALEV VUCUDUNA YAYILAN
ASLIYI Bİ ÇARE BIRAKAN
NEYDİ SÖYLE NEYDİ KEREMİ CAYIR CAYIR YAKAN

MECLUNU ÇÖLLERE DÜŞÜREN
LEYLAYI TAŞLARA TUTTURAN
NEYDİ SÖYLE NEYDİ BÜTÜN
BUNLARA SEBEB OLAN

VE SENİ BANA BAGLAYAN
İKİMİZİ BİR VUCUT SAYAN
HEM HER AN ÖLMEYİ HATIRLATAN
NEYDİ SÖYLE NEYDİ
HEMDE BİZİ YAŞAMAYA ZORLAYAN


ERHAN TÜRKAY

10 03 2008


BİZİM DÜĞÜNLER

Askerliğini bitiren oğluna,
Gelin adayı aramaya başlar ana,
Münasip birini bulduktan sonra,
Çok güzel olur bizim düğünler.Kızın fikri önceden öğrenilir,
Gönlü varsa dünür gönderilir,
Allah’ın emri, peygamberin kavli denir,
Çok güzel olur bizim düğünler.Söz kesilir, nişan yüzükleri takılır,
Gelinin avuçlarına kınalar yakılır,
Alınan elbiseler giydirilir, bakılır,
Çok güzel olur bizim düğünler.İki taraf anlaşır, düğün gününü belirler,
Komşulara okuntu verilir, birer, birer,
Cuma bayrak kalkar, pazar sona erer,
Çok güzel olur bizim düğünler.Düğün evine bayrak dikilir,
Misafirler gelir, şerbetler içilir,
Mevlüt okunur, yemekler yenir,
Çok güzel olur bizim düğünler.Kız evi verdiği çeyizleri tek tek sergiler,
El emeği, göz nuru kaneviçeler, örgüler,
İlmek ilmek işlenmiştir içine sevgiler,
Çok güzel olur bizim düğünler.Çalmaya başlayınca davulu zurnası,
Oynak olur şarkısı, türküsü, oyun havası,
Oynamaya başlar damadın tüm akrabası,
Çok güzel olur bizim düğünler.Oğlan evine kayın gidilir,
Dokuz butlu tavuk lafı edilir,
Masalar kurulur, yenilir, içilir,
Çok güzel olur bizim düğünler.Özenle süslenir gelin arabası,
Zarflara konur yol kesme parası,
Arabaya binerken gelinin ağlaması,
Çok güzel olur bizim düğünler.Gelin arabadan inerken kesilir kurbanlar,
Üstüne saçılır çerezler, paralar, pullar,
Kapış kapış yerlerde toplar çocuklar,
Çok güzel olur bizim düğünler.Ömürlü köy düğününü çok sever,
Okuntulu gider, eğlenir, oynar, güler,
Karşılayan davulcuya bahşişler öder,
Çok güzel olur bizim düğünler.Ömürlü AKSOY
Tarih Öğretmeni

 

 

Vıllığın gırgıda çalık toplasan
Çıksam beşadada nergiz koklasam
Süürü nün başında yari yoklasam
Acep bağlarında varmı diyerekBizim bağdan da bağınız görülmez
Gönülsüz bahçanın da gülü derilmez
Bir güzel de bir çirkine verilmez
O bağlı bahçalı zengin diyerekHarman yerlerin de koyun güderler
Mendilli ye süt sağmaya giderler
Sürüp savurup harman ederler
İreçberin işi budur diyerekBoyacı yam gurbet beni gocattı
Felek ta küçükten gurbete attı
Yokluk ise türlü türlü ağlattı
Hal bimezin azarını yiyerek

DOST BOYACI

 

karahasanlı, karahasanlı kasabası,karahasanli.biz,karasenir ,kasabasi,karahasanlılar,karahasanli özbek,karahasanlı dernegi,Karahasanlı kasabası, nevşehir karahasanlı, karahasanlı sitesi, karahasanlı resimleri, karahasanlılar, karahasanlı kasabası.

Welcome Hoşgeldiniz... KARAHASANLI KASABASI

Giriş

Parolanızı mı unuttunuz?

Bu Siteye Üye Ol

karahasanli.org

BİZİ YAYMAK İÇİN KATILIN :)