<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KARAHASANLI KASABASI</title>
	<atom:link href="http://karahasanli.org/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://karahasanli.org</link>
	<description>Nevşehir in Kozaklı İlçesine bağlı şirin bir kasaba olan Karahasanlı kasabamızın en yeni ve güncel sitesi Karahasanli.org</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 May 2012 13:54:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>NEVŞEHİR 29 MART YEREL SEÇİME 30 BELEDİYE İLE GİRMİŞ 15 BELEDİYENİN KAPATILMASI İLE SONUÇLANMIŞTI</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-29-mart-yerel-secime-30-belediye-ile-girmis-15-belediyenin-kapatilmasi-ile-sonuclanmisti/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-29-mart-yerel-secime-30-belediye-ile-girmis-15-belediyenin-kapatilmasi-ile-sonuclanmisti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 08:48:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[29 Mart 2009 Seçimlerine 30 belediye ile girmiştir.]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[son yerel seçimlerde merkez dahil 45 belediyesi bulunan Nevşehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[NEVŞEHİR YEREL SEÇİME NEVŞEHİRDE 30 BELEDİYE İLE GİRMİŞ VE 15 BELEDİYE NİN KAPATILMASI İLE SONUÇLANMIŞTI Nevşehir de Adrese Dayalı Nüfus kayıt sistemine göre yapılan nüfus sayımında 2 bin nüfusun altında kalan 15 belediyenin kapatılması ile kesinleşmişti Merkeze bağlı Göreme beldesinin yanı sıra, Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinin turizm yöresinde bulunması nedeniyle kapatılmamasının ardından Avanos ilçesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">NEVŞEHİR YEREL SEÇİME NEVŞEHİRDE 30 BELEDİYE İLE GİRMİŞ VE 15 BELEDİYE NİN KAPATILMASI İLE SONUÇLANMIŞTI</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Nevşehir de Adrese Dayalı Nüfus kayıt sistemine göre yapılan nüfus sayımında 2 bin nüfusun altında kalan 15 belediyenin kapatılması ile kesinleşmişti Merkeze bağlı Göreme beldesinin yanı sıra, Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesinin turizm yöresinde bulunması nedeniyle kapatılmamasının ardından Avanos ilçesine bağlı Akarca ve Mahmat ve Derinkuyu ilçesine bağlı Suvermez belediyeleri de mahkeme sonucunda kapanmamıştır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Buna göre; son yerel seçimlerde merkez dahil 45 belediyesi bulunan Nevşehir, 29 Mart 2009 Seçimlerine 30 belediye ile girmiştir.<strong></strong></span></span></p>
<div>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">İşte Yerel Seçime Girmiş Olan İlçe ve Belde Belediyelerimiz</span></span></strong></p>
</div>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Nevşehir Merkez</strong> ve merkeze bağlı Sulusaray, Nar, Göre, Göreme, Uçhisar, Çat, Kaymaklı ve Kavak</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Acıgöl Merkez</strong> ve ilçeye bağlı Tatlarin, Karapınar belediyeleri</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Avanos Merkez</strong> ve ilçeye bağlı Akarca, Sarılar, Çalış, Özkonak, Kalaba ve Mahmat Belediyeleri </span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Derinkuyu merkez</strong> ve ilçeye bağlı Yazıhöyük ile Suvermez Belediyeleri</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Gülşehir merkez</strong> ve ilçeye bağlı Tuzköy, Karacaşar Belediyeleri</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Ürgüp ilçe merkezi</strong> ve ilçeye bağlı Mustafapaşa, ve Ortahisar Belediyeleri</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Kozaklı merkez</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Hacıbektaş merkez </span></span></strong></p>
<div>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Hacıbektaş ve Kozaklı Nakavt Oldu</span></span></strong></p>
</div>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Belediyelerin kapatılma kararından en çok etkilenen ilçelerimiz ise Kozaklı ile Hacıbektaş ilçeleri oldu. Kozaklı ilçesinin 4 belediyesi, Hacıbektaş ilçesinin 2 belediyesi kapandı. Ve bu ilçelerin artık bağlı bir beldesi yok.</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Acıgöl, Avanos, Hacıbektaş, Ürgüp ilçelerinin 2 Şer, Kozaklı’nın 4, Gülşehir’in 3 belediyesi kapandı.</span></span></p>
<div>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Merkez ve Derinkuyu Fire Vermedi</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Son nüfus sayımının ardından Kapanan belediyeler arasında Merkeze bağlı belediyeler ve Derinkuyu ilçesine bağlı belediyeler yer almadı. Merkeze bağlı 8 ve Derinkuyu ilçesine bağlı 2 Belediye seçime girmişti.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Siyasi Açıdan Bakıldığında;</span></span></strong></p>
</div>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Nevşehir’de siyasi açıdan kapanan belediyelere bakıldığında 15 belediyenin 13 ünün Ak Partili belediyeler olduğunu görüyoruz. İnallı, Kurugöl, Abuşağı, Topaklı, Göynük, Kalecik, Kanlıca, Karasenir ve Karahasanlı, Aksalur ve Başdere belediyeleri Ak Partili belediye başkanlarının kazandıkları beldelerdi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Ovaören de CHP, Gümüşkent’te ise MHP li bir belediye başkanı koltuğunu yitirdi.</span></span></p>
<div>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Belediyelerin Siyasi Partilere Göre Dağılımı</span></span></strong></p>
</div>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">Belediyelerin kapatılma kararının ardından belediyelerde siyasi partiler Ak Parti 22, CHP ve MHP 2’şer, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve Anavatan Partisi 1’er, Bağımsız da bir belediye ile temsil ediliyor.</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Ak Partili Belediyeler; </strong>Nevşehir Merkez, Sulusaray, Nar, Göre, Uçhisar, Çat, Kavak, Tatlarin, Acıgöl Merkez, Avanos Merkez, Sarılar, Akarca, Çalış, Özkonak, Kalaba, Mahmat, Derinkuyu Merkez, Yazınöyük, Suvermez, Tuzköy, Kozaklı merkez ve Ürgüp Merkez</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>CHP’Lİ Belediyeler</strong>; Merkeze Bağlı Göreme ve Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>MHP’Lİ Belediyeler;</strong> Gülşehir Merkez ve Merkeze bağlı Kaymaklı</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Saadet Partili Belediye;</strong> Acıgöl ilçesine bağlı Karapınar beldesi</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Demokrat Partili Belediye;</strong> Gülşehir ilçesine bağlı Karacaşar beldesi</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Anavatan’lı Belediye; </strong>Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa Beldesi</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Bağımsız Belediye;</strong> Hacıbektaş Merkez  </span></span></p>
<div>
<p><strong><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;">ADNKS’ ye Göre Kapanan Belediyeler</span></span></strong></p>
</div>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Acıgöl ilçesine bağlı</strong> İnallı Ve Kurugöl<strong></strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Avanos ilçesine bağlı</strong> Göynük, Topaklı</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Gülşehir ilçesine bağlı</strong> Abuşağı, Ovaören ve Gümüşkent</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Hacıbektaş ilçesine bağlı</strong> Karaburna ve Kızılağıl</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Kozaklı ilçesine bağlı </strong>Kalecik, Kanlıca, Karasenir ve Karahasanlı</span></span></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><span style="font-size: large;"><strong>Ürgüp ilçesine bağlı</strong> Aksalur ve Başdere beldelerinin kapatılması ile sonuçlanmıştır.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-29-mart-yerel-secime-30-belediye-ile-girmis-15-belediyenin-kapatilmasi-ile-sonuclanmisti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Kozaklı Karahasanlı Kasabası Nüfus ve 2009 yılı Seçim Bilgileri</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-kozakli-karahasanli-kasabasi-nufus-ve-2009-yili-secim-bilgileri/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-kozakli-karahasanli-kasabasi-nufus-ve-2009-yili-secim-bilgileri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 14:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Karahasanlı]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[nevşehir harita türkiye coğrafya Nevşehir Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir Kozaklı Karahasanlı Kasabası Nüfus ve 2009 yılı Seçim Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-268" title="Nevşehir_Valiligi" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/Nevşehir_Valiligi.png" alt="" width="613" height="385" /></p>
<div id="attachment_267" class="wp-caption aligncenter" style="width: 616px"><img class=" wp-image-267 " title="Nevşehir_belediye_başkanlığı" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/nevşehir_belediye_başkanlığı.png" alt="Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver" width="606" height="412" />
<p class="wp-caption-text">Nevşehir Belediye Başkanlıgı 2009 yılı seçim sonuşları ve Nufus bilgileri</p>
</div>
<div id="attachment_266" class="wp-caption aligncenter" style="width: 618px"><img class=" wp-image-266 " title="kozaklı_belediye_başkanlıgı" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/kozaklı_belediye_başkanlıgı.png" alt="Nevşehir ili Kozaklı ilçesi belediye başkanı Erdoğan Çelik" width="608" height="365" />
<p class="wp-caption-text">2009 yılı seçim sonuçları ve Nufus bilgileri</p>
</div>
<div id="attachment_265" class="wp-caption aligncenter" style="width: 617px"><img class=" wp-image-265 " title="karahasanlı_nufus-seçmen_bilgileri" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/karahasanlı_nufus-seçmen_bilgileri.png" alt="Karahasanlı Beediye başkanı Halit Peker" width="607" height="355" />
<p class="wp-caption-text">2009 yılı seçim sonuçları ve Nufus bilgileri</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-kozakli-karahasanli-kasabasi-nufus-ve-2009-yili-secim-bilgileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlçemiz Kaymakamı Tolga TOĞAN ile Birim Amirlerinin, Kasabamızı Ziyaretleri</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2012 08:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Karahasanlı]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[karahasanli belediye başkanlıgını Kozaklı kaymakamımızın ziyareti resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[İlçemiz Kaymakamı Tolga TOĞAN ile Birim Amirlerinin, Kasaba ve Köylerimize Ziyaretleri Kaymakamımız Tolga TOĞAN ile Birim Amirlerinin Kalecik Kasabası Karasenir Kasabası Karahasanlı Kasabası ve Kaşkışla Köyü Ziyaretleri &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlçemiz Kaymakamı Tolga TOĞAN ile Birim Amirlerinin, Kasaba ve Köylerimize Ziyaretleri<br />
Kaymakamımız Tolga TOĞAN ile Birim Amirlerinin Kalecik Kasabası Karasenir Kasabası Karahasanlı Kasabası ve Kaşkışla Köyü Ziyaretleri &#8230;</p>
<p><a href='http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/attachment/11/' title='karahasanli belediye başkanlıgı'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/11-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="karahasanli belediye başkanlıgını Kozaklı kaymakamımızın ziyareti resimleri" title="karahasanli belediye başkanlıgı" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/22-2/' title='karahasanli belediye '><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/22-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="karahasanli belediye başkanlıgını Kozaklı kaymakamımızın ziyareti resimleri" title="karahasanli belediye" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/attachment/33/' title='karahasanli belediye'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/33-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="karahasanli belediye başkanlıgını Kozaklı kaymakamımızın ziyareti resimleri" title="karahasanli belediye" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/44-2/' title='karahasanli belediye başkanlıgı'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/04/44-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="karahasanli belediye başkanlıgını Kozaklı kaymakamımızın ziyareti resimleri" title="karahasanli belediye başkanlıgı" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/ilcemiz-kaymakami-tolga-togan-ile-birim-amirlerinin-kasaba-ve-koylerimize-ziyaretleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah Sözcüğü Geçen Atasözlerimiz</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/allah-sozcugu-gecen-atasozlerimiz/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/allah-sozcugu-gecen-atasozlerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Mar 2012 08:43:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Allah Sözcüğü Geçen Atasözlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[atasözleri ve deyimler sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[atasözü]]></category>
		<category><![CDATA[deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[içinde allah]]></category>
		<category><![CDATA[içinde allah sözcüğü geçen atasözleri]]></category>
		<category><![CDATA[içinde allah sözcüğü geçen deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[içinde allah sözü geçen atasözleri]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[kelimesi]]></category>
		<category><![CDATA[sözü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=236</guid>
		<description><![CDATA[Allah doğrunun yardımcısıdır Yüce Allah, insanlara neyin eğri, neyin doğru olduğunu kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla göstermiştir. Onun yap dediğini yapan, yapma dediğini yapmayan doğru yoldadır. Onun istediklerini yerine getiren, haram kıldığı şeylerden kaçınan, onu bunu aldatmayan, yalan söylemeyen, doğruluktan sapmayan kişiye Allah yardım eder; o kişi her işte başarı sağlar, kötülük görmez, zarara da uğramaz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Allah doğrunun yardımcısıdır</strong><br />
Yüce Allah, insanlara neyin eğri, neyin doğru olduğunu kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla göstermiştir. Onun yap dediğini yapan, yapma dediğini yapmayan doğru yoldadır. Onun istediklerini yerine getiren, haram kıldığı şeylerden kaçınan, onu bunu aldatmayan, yalan söylemeyen, doğruluktan sapmayan kişiye Allah yardım eder; o kişi her işte başarı sağlar, kötülük görmez, zarara da uğramaz. O hâlde doğruluktan şaşmamalıdır.</p>
<p><strong>Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar</strong><br />
İşleri kötü giden kişi Allah`tan umut kesmemelidir. Rahmeti bol olan Yüce Allah, kimseyi rızksız koymaz. Allah`ın bir sebeple bizi içine düştüğümüz kötü durumdan çıkarıp, daha iyi ve güzel bir duruma kavuşturacağına inancımız tam olmalıdır.</p>
<p><strong>Allah kulunu kısmeti ile yaratır</strong><br />
Her insan dünyaya rızkı ile gelir. Allah, onu mutlaka bir geçim yoluna ulaştırır; bu yol zor ya da kolay olabilir. Yeter ki insanlar birbirinin rızkına el uzatmasınlar.</p>
<p><strong>Allah sabırlı kulunu sever</strong><br />
Acı, yoksulluk, haksızlık ve hastalık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan, olacak veya gelecek bir şeyi telâşa kapılmadan bekleme erdemidir sabır. Bu, insanın sahip olabileceği en değerli huylardandır. Böyle kimseler dayanıklı olur, güçlüklere göğüs gerer, kötülükleri kolay savar, sıkıntıları çabuk atlatır. Cenab-ı Hak da böyle kullarını sever. Öyleyse bu sevgiye lâyık olmak için sabırlı olmaya gayret etmeli insan.</p>
<p><strong>Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir</strong><br />
Kiminin gücü az, kiminin yeteneği sınırlıdır. Allah, bu insanlara da durumlarına göre imkânlar verir; kolaylıklar gösterir; onların da bir hayat düzeni kurmalarına, geçim yolu bulup barınmalarına yardım eder.</p>
<p><strong>Almadan vermek, Allaha mahsus</strong><br />
Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, ama ihtiyaç sahiplerinin muhtaç olduğu tek varlık, şanı yüce olan Allah`tır. Karşılık beklemeden yardım yapmak sadece ve sadece Allah`a mahsustur. Bu sebeple insanlar yardımlaşırken bir karşılığı gözetirler. Bir şey verirken almaya gereklilik duyarlar. Öyleyse siz başkasına yardımcı olunuz ki, başkası da size yardımcı olsun.</p>
<p><strong>Allahın bildiği kuldan saklanmaz</strong><br />
Bütün insanlar, yaptıkları her şeyden yaratıcıları olan Allah`a karşı sorumludurlar. Allah, kullarının ne yaptıklarını, ne düşündüklerini ve kalplerinden geçenleri bilir. İnsan, eğer bir suç işlemişse, bu suçundan dolayı önce Allah`tan korkmalı ve utanmalıdır. Çünkü, hiçbir şeyin kendisine gizli olmadığı Allah, onun suç işlediğini biliyordur. Bunu gizlemek, o suçu ortadan kaldırmaz. Öyle ise onu kuldan niçin saklamalıdır?</p>
<p><strong>Allahtan umut kesilmez</strong><br />
Allah, kendisine inananları güç durumda bırakmaz. En umutsuz anlarında bile bir sebep yaratıp onları sevindirir, işlerini yoluna kor, durumlarını düzeltir. Bu bakımdan Müslümanlar en kötü ve umutsuz durumlarında bile karamsarlığa düşüp yalnızlık korkusuna kapılmazlar. Yüce Allah`ın onlara lütufta bulunacağına, onları koruyacağına gönülden inanırlar.</p>
<p><strong>Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin</strong><br />
Birine muhtaç olup ondan bir şey istemek, istediğinin yerine gelmediğini görmek insana çok ağır gelir. Bu yüzden bir de hakarete uğramak, hele en yakınından böyle bir tavır görmek insanı kahreder. Bu sebeple Allah`a, bizi en yakınımıza dahi muhtaç etmesin diye dua etmeyi bir görev bilir insan.</p>
<p><strong>Düşmez, kalkmaz bir Allah</strong><br />
Hayatta hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Hemen her şey değişip hâlden hâle girer. Sağlıklı bir insan hastalanabilir, zengin de yoksul düşebilir. Küçük imkânlar içinde olanlar büyük imkânlara kavuştukları gibi, büyük imkânlar içinde olanlar da ellerindekini yitirebilirler. Olumlu ve olumsuz tüm değişmelerin dışında kalan sadece Yüce Allah`tır. Bu bakımdan insan kendini büyük görmemeli, elindeki imkânların sürekli varolacağını düşünüp de kibirlenmemelidir.</p>
<p><strong>Allah bir kapıyı kapatırsa ötekini açar</strong><br />
İşi büsbütün bozulan, bir çıkmaza düşen insan karamsarlığa kapılıp Yüce Allah`tan umut kesmemelidir. Çünkü Allah rahmetini esirgemez, O`nun rahmeti boldur. Allah hiç umulmadık bir anda bir sebep yaratır ve çare gösterir, bize iyi imkânlar sunar. Yeter ki O`na inanıp güvenelim, O`ndan umut kesmeyelim.</p>
<p><strong>Allah dağına göre kar verir</strong><br />
Yüce Allah, her kuluna kaldırabileceği ölçüde yük, sıkıntı verir. Bu kimine az, kimine çoktur. Herkesin dayanabileceği kadardır.</p>
<p><strong>Doğrunun yardımcısı Allahtır</strong><br />
Hak ve adaletten kopmayan, işlerinde doğruluktan ayrılmayan kişiye Yüce Allah her zaman yardım eder.</p>
<p><strong>Garip kuşun yuvasını Allah yapar</strong><br />
Kimsesiz, zavallı, yoksul ve güçsüz kişiye yüce Allah yardım eder. Hiç ummadıkları bir yerden kendilerine yardım eli uzanır ve darda kalmazlar. Yüce Allah onları korur, gözetir ve mal sahibi yapar.</p>
<p><strong>Atasını tanımayan Allahını tanımaz</strong><br />
Ana-babaya değer vermek, onlara saygı-sevgi göstermek, onlara dar günlerinde yardımcı olmak, onlara öf bile dememek Yüce Allah`ın buyruklarındandır. Bu buyruklara itaat etmeyen, ana-babaya gerekli ilgiyi göstermeyen, onlara karşı gelen bir kimse Allah`a da karşı geliyor demektir.</p>
<p><strong>Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allaha ısmarla</strong><br />
Akıl insan içindir. İnsan önce aklını kullanarak işlerinin iyi yürümesi için tedbir almalı, sonra da tevekkül etmeli, yani o konuda yüce Allah`a güvenmelidir.</p>
<p><strong>Altı olur, yedi olur, hep Allahın dediği olur</strong><br />
İnsanoğlu ne tür hesaplar ve plânlar yaparsa yapsın, ne tür ihtimalleri göz önüne alırsa alsın, sonuçta Allah ne dilemişse o olur. Bunun için takdir, tedbiri bozar demişlerdir.</p>
<p><strong>İyilik et, denize at, balık bilmezse Hâlik bilir</strong><br />
Yaptığın iyiliklerden karşılık bekleme; yaptığın iyilik boşa çıksa da kıymeti bilinmese de sen iyilik yapmaya devam et. Bunu Yüce Allah görür. Bu davranışından ötürü seni bu dünyada olmasa bile öbür dünyada mutlaka ödüllendirir. Hemde kat kat fazlasıyla.</p>
<p><strong>Kul azmayınca Hak yazmaz</strong><br />
Kişinin başına gelen felâketler hep onun azgınlığı, sapkınlığı yüzündendir. Çünkü Yüce Allah hiçbir kuluna zulüm yapmaz. Doğru yolda giden toplumlar selâmete ermişler, sapanlar ise felâketlerle karşı karşıya kalmışlardır.</p>
<p><strong>Kork Allahtan korkmayandan</strong><br />
Allah korkusu, öte dünyaya inanan insanları pek çok kötülükten uzak tutar. Çünkü yaptığı kötülüklerin cezasız kalmayacağını bilir ve kolay kolay kötülük yapamaz. Ama insan yüreğinden Allah korkusunu söküp attı mı, şeytanla baş başa kaldı demektir. Artık onun düşünemeyeceği kötülük yoktur, her türlü fenalığı eline fırsat geçti mi kolaylıkla yapar. Bu bakımdan böylelerinden çekinmek, uzak durmak, kendini korumak gereklidir.</p>
<p><strong>Kısmetinde ne varsa kaşığına o çıkar</strong><br />
Kişi ne kadar çalışırsa çalışsın, çabalarsa çabalasın alın yazısındaki şeye ulaşır. Yüce Allah, ona ne nasip etmişse ancak ona kavuşur; bu az da olur, çok da.</p>
<p><strong>Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez</strong><br />
Sıkıntıda olan, dara düşen ve kendisine inanan insanları Yüce Allah darda koymaz. Onlara en sıkışık anlarında yardım eder, yeter ki o kullar kötü yola sapmadan sabrederek yollarına devam etsinler.</p>
<p><strong>İbadet de gizli, kabahat de</strong><br />
Yüce Allah`ın buyruklarını yerine getirmek her insana borçtur ve gösterişten uzaktır. Gerçek iman sahipleri ibadetlerini başkaları görsün diye yapmazlar. Eğer böyle yaparlarsa ibadetleri, ibadet olmaktan çıkar. Benzer şekilde kabahat de başkalarına gösterilecek bir şey değil, tam tersi utanılacak bir şeydir. Bu bakımdan onu da açıktan açığa yapmak insana yakışmaz, gizlenmeli ve örtülmelidir.</p>
<p><strong>Çıkmadık candan umut kesilmez.</strong><br />
1. İnsanların ölüm ve dirimi Yüce Allah`ın takdirine bağlıdır. Bu bakımdan eceli gelmeyen kimsenin, ölümcül hâlde de olsan canı çıkmadığı sürece iyileşeceğinden umut kesilmez.<br />
2. İşlerimiz içinde durum böyledir. Kötü giden, felâkete uğrayan işlerin yok olma kertesine gelmiş de olsa düzelmeyeceğini kim söyleyebilir? Yüce Allah`tan hiçbir durumda umut kesilmez.</p>
<p><strong>Vermeyince Mabud, neylesin Mahmud</strong><br />
Her şey Yüce Allah`ın takdiri iledir. Kimine zenginlik, kimine darlık, kimine de ilim verir. Eğer Yüce Allah, bir kimseye geniş bir imkân, belirli bir yetenek ve zenginlik nasip etmemişse, kulun yapacağı hiçbir şey yoktur. Ne kadar çırpınırsa çırpınsın boşunadır, eline nasibinden fazlası geçmez.</p>
<p><strong>Zahirenin Ambarı Sabanın Ucundadır</strong><br />
Hangi iş olursa olsun, olumlu sonuç açısından mutlaka yeterli bir emeği, özenli bir çalışmayı gerekli kılar. sözgelimi bir çiftçinin bol ürün alabilmesi için toprağını en iyi şekilde sürmesi, işlemesi ve çok çalışması gerekir.</p>
<p><strong>Zahmetsiz rahmet olmaz.</strong><br />
Sıkıntı çekmeden, güçlüklere göğsü germeden, yorulup emek vermeden, uğraşıp didişmeden, kimi masraflara da girmeden olumlu, güzel, hoş bir sonuç elde etmek mümkün değildir. Unutmayalım ki, Yüce Allah, çalışanları sever; onlara rahmet eder.</p>
<p><strong>Zor kapıdan girerse, şeriat bacadan çıkar</strong><br />
Zorbaların, zalimlerin bulundukları yerde baskı, zulüm ve haksızlık hüküm sürer. Dolayısıyla böyle bir yerde Yüce Allah`ın buyrukları çiğnenmiş, ortadan kaldırılmış demektir.</p>
<p><strong>Tevekkelin (tevekküllünün) gemisi batmaz (eşeğini kurt yemez)</strong><br />
Tedbirini aldıktan sonra fazla titizlikten uzak duran, her şeyi artık Yüce Allah`a bırakıp boyun eğen kimsenin malına, işine zarar gelmez.</p>
<p><strong>Sabır acı ise de (acıdır) meyvesi tatlıdır.</strong><br />
Acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi gösteren ve direnen kişi, sonunda kârlı çıkar. Çünkü Yüce Allah, sabredenlerle beraberdir; onları sabırları karşılığında mutlaka mükâfatlandıracaktır.</p>
<p><strong>Sebepsiz kuş bile uçmaz</strong><br />
1. Dünyada her şeyin olmasına veya bir hâlde bulunmasına yol açan bir sebep vardır. Bu sebepleri de yaratan Yüce Allah`tır. Sebeplerin sırrını da gerçek anlamda yalnız O bilir.<br />
2. Bir yardımcı, bir yol gösterici olmadan işler başarıya ulaşmaz.</p>
<p><strong>Rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar</strong><br />
Rüşvet, yaptırılmak istenilen bir işte kolaylık sağlanması için bir kimseye mal ve para olarak sağlanan çıkardır. Dinimiz olan İslâm rüşvet alıp vermeyi haram kılmış, haksız bir kazanç olarak görmüştür. Eğer inananlardan biri, Yüce Allah`ın buyruğuna uymayıp bu yasağı çiğnerse, büyük haksızlık etmiş olur; dolayısıyla imanını da kaybeder.</p>
<p><strong>Olacakla öleceğe çare bulunmaz</strong><br />
İnsanın kaderinde ne varsa o olur, bunu değiştirmek mümkün değildir. Dünyada olup biten her şey Yüce Allah`ın kaza ve kaderine göre olur. Dolayısıyla ölüm de insanın iradesinin dışındadır. Eceli gelen, günü dolan ölür; bu mutlaka olacaktır, bunun önüne geçilemez.</p>
<p><strong>Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz</strong><br />
Müslümanların günde beş kez yapmaları dince buyurulan ve dua okuyarak kıyam, rükû, sücut, kuut denilen beden durumlarını, kuralınca tekrarlayarak Yüce Allah`a edilen bir ibadettir namaz. Buna salât da denir. Namaza çağrı işareti de ezandır. Namazı gerçekten kendine bir görev bilmiş olanlar, onun vaktini dört gözle beklerler ve onun çağrı işareti olan ezana da kulak verirler. Namaz ve ezan arasındaki bu ilişkiden hareketle, atasözü şu anlamı vermek için söylenir: Kişi bir işin esasıyla ilgileniyor ve ona karşı istek duyuyorsa, o şeyin ayrıntılarıyla da ilgilenir; istemiyor ve ilgilenmiyorsa ayrıntılarıyla da uğraşmaz.</p>
<p><strong>Ne verirsen elinle, o gider seninle</strong><br />
Yaşadığı sürece yoksula, yetime, yolda kalmışa yardım eden, onları doyurup giydiren ve gözeten kimse, bunların karşılığını öbür dünyada alacaktır. Hatta Yüce Allah, ona kat kat fazlasıyla verecektir.</p>
<p><strong>Misafir kısmeti ile gelir</strong><br />
Geleneklerimiz ve dinimiz olan İslâm, yoldan gelene, yolcuya, konuğa gerekli ilgiyi göstermeyi ve ikramda bulunmayı emreder. Bu bakımdan evimizi konuğa açmalı, onu başımıza gelmiş bir külfet gibi görmemeliyiz. Eğer dinimizin buyurduğu gibi davranırsak misafiri ağırlamakta güçlük çekmeyiz, evimize bereket dolar. Çünkü ikram edene, sakınmadan verene, Yüce Allah misliyle verir. Dolayısıyla misafir kısmetini de getirmiş olur.</p>
<p><strong>Misafir on kısmetle gelir; birini yer dokuzunu bırakır</strong><br />
Misafir kısmeti ile gelir. Geleneklerimiz ve dinimiz olan İslâm, yoldan gelene, yolcuya, konuğa gerekli ilgiyi göstermeyi ve ikramda bulunmayı emreder. Bu bakımdan evimizi konuğa açmalı, onu başımıza gelmiş bir külfet gibi görmemeliyiz. Eğer dinimizin buyurduğu gibi davranırsak misafiri ağırlamakta güçlük çekmeyiz, evimize bereket dolar. Çünkü ikram edene, sakınmadan verene, Yüce Allah misliyle verir. Dolayısıyla misafir kısmetini de getirmiş olur.</p>
<p><strong>İki el bir baş içindir</strong><br />
1. Yüce Allah, insanları geçimlerini sağlayabilecek bir güçle donatmıştır. Bu gücü kullanan insan, başkalarına muhtaç olmadan yaşayabilir.<br />
2. İnsan ancak kendi geçimini sağlayabilecek bir güce sahiptir. Başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.</p>
<p><strong>İyi olacak hastanın hekim ayağına gelir</strong><br />
Eğer Yüce Allah, kötü durumda olan birinin düzelip iyi olmasını murat etmişse, türlü sebepler yaratarak ona hiç ummadığı yerlerden yardım gönderir. Onun rahata kavuşmasını sağlar.</p>
<p><strong>Hak gelince, batıl gider</strong><br />
Kur`anıkerim`deki “Hak geldi, bâtıl zâil oldu” âyetinden yola çıkılarak oluşturulan bu atasözünde, “Hak”, Yüce Allah`ın emri, hükmü anlamındadır; “bâtıl” ise doğru ve gerçeğin karşıtıdır. Dolayısıyla bir anlaşmazlık sırasında doğrudan ve gerçekten yana olunur, insaflı ve adaletli hüküm verilirse, doğru ve gerçeğin karşısında olan zalimler çekip gitmek zorunda kalırlar.</p>
<p><strong>Haydan gelen, Huya gider </strong><br />
sözün gerçek anlamında “Hay” ve “Hû” Allah demektir. Yani Allah`tan gelen, yine Allah`a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.</p>
<p><strong>Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane</strong><br />
Her canlı gibi insan da yaşar ve ölür. Her insanın da Yüce Allah tarafından takdir edilmiş bir ömrü vardır. İnsan bunu ne uzatabilir ne de kısaltabilir. Ecel saati gelen kimse bir nedenle ölür. Ancak ölüm nedeni olarak gösterilen hastalık, kaza gibi bir şeyler aslında bir bahanedir. Asıl neden kişinin kendisine takdir edilen yaşam süresinin dolmasıdır.</p>
<p><strong>Dünya Sultan Süleymana bile kalmamış</strong><br />
Peygamber Hz. Süleyman, aynı zamanda büyük ve zengin bir hükümdardı da. İnsan, cin, hayvan ve rüzgâr bile Allah`ın izniyle onun hükmüne tâbi idi. Ancak o bile bu eşsiz egemenliğine rağmen ölümden kurtulamadı, öbür dünyaya gitti. O hâlde ibret alınmalı, bu dünyaya tamah edip bel bağlanmamalıdır.</p>
<p><strong>Beterin beteri vardır</strong><br />
Kötü bir duruma düştüğümüzde, bir belâ ile karşılaştığımızda bundan kötüsü de olamaz diye düşünmemeli; daha da kötüsünün olabileceğini aklımızdan çıkarmadan gereken sabrı göstermeli, Allah`a sığınmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/allah-sozcugu-gecen-atasozlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nevşehir İlimizin Tarihi</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-ilimizin-tarihi/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-ilimizin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 11:21:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Karahasanlı KASABASI]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir İlimizin Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[nevsehir KOZKLI]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=223</guid>
		<description><![CDATA[Nevşehir ve civarının yaklaşık M.Ö.5000 senelik bir tarihi geçmişi vardır. Bölgenin ilk sakinleri Hititler olup, bu bölgeye &#8220;Nissa&#8221; ismini verdiler. Hititlerden sonra Frigler ve Lidyalılar bölgeye sahip oldular. Kapadokya&#8217;ya Asurlular &#8220;Katputuka&#8221; isimini ver­diler M.Ö.6.asırda Persler bu bölgeyi ele geçirdiler M.S.395 yılında Roma İmp.nun bölünmesi üzerine Anadolu&#8217;nun diğer bölgeleri gibi Doğu Roma (Bi­zans)&#8217;in payına düştü. İslam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir ve civarının yaklaşık M.Ö.5000 senelik bir tarihi geçmişi vardır. Bölgenin ilk sakinleri Hititler olup, bu bölgeye &#8220;Nissa&#8221; ismini verdiler. Hititlerden sonra Frigler ve Lidyalılar bölgeye sahip oldular.</p>
<p>Kapadokya&#8217;ya Asurlular &#8220;Katputuka&#8221; isimini ver­diler M.Ö.6.asırda Persler bu bölgeyi ele geçirdiler</p>
<p>M.S.395 yılında Roma İmp.nun bölünmesi üzerine Anadolu&#8217;nun diğer bölgeleri gibi Doğu Roma (Bi­zans)&#8217;in payına düştü.</p>
<p>İslam orduları &#8220;Niğde-Aksaray-Kayseri&#8221; üçgeni içinde kalan bu bölgeyi 8.asırda fethederek 300 sene hakim oldular. İslam devleti, iç isyan ve bölücü faaliyet-lerle zayıflayınca bölge tekrar Bizans&#8217;ın eline geçti.</p>
<p>1071 Malazgirt zaferinden sonra Anadolu Fatihi Kutalmış oğlu Süleyman Şah, bütün Anadolu gibi bu bölgeyi de fethetti. Türkler bu köye &#8220;Muşkara&#8221; isimini verdiler. Selçuklu devletinin yıkılışından sona İlhanlılar 14.asır ortalarında da Eratna oğulları ve Karaman oğulları bu bölgeye hakim oldular 14. Asrın sonların­da Nevşehir ve civarı Osmanlı devleti hakimiyeti altı­na girdi. Bu esnada &#8220;Muşkara&#8221; köyü 10-12 hanelik bir yerleşim merkeziydi.</p>
<p>Lale devrinin sadrazamı {171..-1730) Nevşehirli Damat İbrahim Paşa &#8220;Muşkara köyünü genişleterek imar etti. Yeni kurulan şehre &#8220;Yeni şehir&#8221; manasına gelen Nevşehir&#8221; İsmi verildi ve bir kaza olarak Niğde sancağına bağlandı.</p>
<p><img title=" " src="http://www.nevsehirnet.com/mambots/content/multithumb/thumbs/b.150.100.16777215.0.stories.kale_cevresi.jpg" alt=" " width="133" height="100" border="" hspace="6" /></p>
<p>Tarihçe: Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan ve tarih öncesi çağlardan beri bir çok yerleşmeye sahne olan kent tarihte Kapadokya Krallığı adıyla anılmıştır. Nevşehir&#8217;de Hititler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Roma, Bizans, Selçuklu, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar hüküm sürmüştür</p>
<p>(M.Ö.6500-2000)<br />
Nevşehir (Muşkara) ilinin en eski yerleşim yeri Gülşehir ilçesi Civelek Mağarası’nda görülür. Avanos’un Sarılar beldesi yakınlarındaki Zank Höyük’te DTCF Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hüseyin Sever’in başkanlığında yapılan kazılar sonucunda Eski Tunç Çağı’na (M.Ö.3000-2000) ve Assur Ticaret Kolonileri Çağı’na (M.Ö.2000-1750) ait eserler ele geçmiştir. Nevşehir civarında bulunan çok sayıdaki höyüklerde özellikle Eski Tunç Çağı’na ait kalıntılar tespit edilmiştir.</p>
<p>(M.Ö.3000-1750)<br />
Anadolu Eski Tunç Çağı’nda madencilikte doruk noktasına erişmiştir. Özellikle çağın son evrelerinde en büyük gelişim Orta Anadolu’nun kuzeyinde gözlenmiştir. M.Ö.2000-1750 yılları arasında Kuzey Mezopotamya’da yaşayan Assurlu tacirler Anadolu’da ticari koloniler kurarak ilk ticaret örgütünü oluşturmuşlardır. Bu ticaretin merkezi Kayseri’deki Kültepe, Kaniş-Karum’dur (Karum: Ticaretin yapıldığı pazar yeri). Belgelerde adı geçen ve yeri saptanabilen karumlardan biri de Karum-Hattuş’tur (Boğazköy).<img title=" " src="http://www.nevsehirnet.com/mambots/content/multithumb/thumbs/b.150.100.16777215.0.stories.kursunlu_cami.jpg" alt=" " width="133" height="100" align="right" border="" hspace="6" /></p>
<p>Zengin altın, gümüş ve bakır kaynaklarına sahip olan Anadolu, tunç alaşımı için gerekli olan kalay bakımından fakirdi. Tacirlerin beraberinde getirdikleri kalay, çeşitli kumaşlar ve kokular bu ticaretin ana malzemeleriydi. Hiçbir zaman politik üstünlüğe sahip olmayan tacirler yerli beylerin himayesi altındaydılar.</p>
<p>Assurlu tacirler sayesinde Anadolu’da ilk defa yazı görülür. ‘Kapadokya Tabletleri’ olarak adlandırılan Eski Assurca yazılmış çivi yazılı metinlerden, tacirlerin geliş yolları üzerindeki beylere %10 yol verdikleri, borçlu olan halktan %30 oranında faiz aldıkları, Anadolu krallarına sattıkları mal üzerinden %5 vergi verdikleri anlaşılmaktadır. Yine bu tabletlerde Assurlu tacirlerin Anadolulu kadınlarla evlendikleri ve nikah sözleşmelerinde Anadolulu kadınların haklarını koruyacak maddeler bulunduğu görülmektedir.</p>
<p>Assurlu tacirler yazıdan başka silindir mühürler, madencilik, tapınak ve tanrı fikirlerini de Anadolu’ya getirmişlerdir. Böylece Anadolu’nun yerli sanatı, Mezopotamya sanatının etkisi altında gelişerek kendine has yeni bir sanat anlayışını ortaya koymuştur. Bu sanat daha da gelişerek Hitit sanatının temelini oluşturmuştur.</p>
<p>Nevşehir ve yöresi Osmanlı idaresi altında (1299-1923)<br />
Nevşehir ve yöresi Osmanlı idaresi altında bir süre barış içinde yaşadı. Özkonak’ta Yavuz Sultan Selim’in Doğu Seferi sırasında yapılan köprü Nevşehir’deki Erken Osmanlı yapısı olması açısından önemlidir.<br />
<img title=" " src="http://www.nevsehirnet.com/mambots/content/multithumb/thumbs/b.150.100.16777215.0.stories.kaya_cami_3.jpg" alt=" " width="75" height="100" align="left" border="" hspace="6" /><br />
Kanuni Sultan Süleyman tahtta çıktığında (1520) hazinenin gelirini arttırmak için yeni bir arazi tahriri yaptırdı. İl yazıcılarının bir kısmı ürün miktarını ve tarla ölçümlerini fazla göstererek vergileri arttırdılar. Bazı dirlik sahiplerinin toprağı ellerinden alındı. Bu durum halk ve asker arasında hoşnutsuzluğa neden oldu. Ayrıca 1582’den başlayıp ardarda gelen İran seferleri de Anadolu tımar düzenini bozmuştu. Sefere çağrılan dirlik sahiplerinden bazıları ailelerini karışık ortam içerisinde bırakıp gidemeyeceklerini ileri sürerek yasalara karşı çıkarak ‘Celâli’ oldular . Devlet isyanları güçlükle bastırabildi. Tüm bu olumsuzluklar Nevşehir ‘de etkisini şiddetli şekilde gösterdi. Yöre halkı arzuladığı barış, huzur ve kalkınma dönemini Damat İbrahim Paşa zamanında yaşamıştır.</p>
<p><strong> KURTULUŞ SAVAŞI GÜNLERİNDE NEVŞEHİR</strong></p>
<p>Nevşehir Mondros Mütarekesi günlerinde 12. Kolordu&#8221; ya bağlı 11. tümenin denetim alanı içindeydi. Karargâhı Niğde&#8221;de bulunan tümenin önemli silah ve cephane depolarından biri de Nevşehir&#8221;de idi.</p>
<p>Orta Anadolu, Mütareke&#8221;nin belirlediği paylaşım alanlarının dışında kaldığı için Nevşehir, Milli Mücadele yıllarında önemli bir siyasi olaya tanık olmadı. Bununla birlikte 4 Eylül 1919&#8221;da toplanan Sivas Kongresi&#8221;ne, Nevşehir adına bir delege katıldı: Dellalzade Hacı Osman Efendi. Hacı Osman Efendi, kongrede alınan bütün vilayet ve kazalarda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Şubeleri oluşturulmasını öngören kararın Nevşehir&#8221;de uygulanmasına öncülük etti. Bu cemiyetin önde gelenleri Eyüp Bey, Müftü Süleyman Hakkı Efendi, Belediye Başkanı Ahmet Efendi idi. Bugün Nevşehir&#8221;e bağlı olan Avanos&#8221;ta da cemiyetin bir şubesi kurulmuştu.Bu cemiyetin çalışmalarında en etkin kişi Belediye Başkanı Nuri Bey&#8221;dir.</p>
<p>Milli Mücadele yıllarında Nevşehir&#8221;e ilişkin olarak anılması gereken bir başka gelişme de Mustafa Kemal&#8221; in 22 Aralık 1919&#8221; da Hacı Bektaş&#8221;a gelmesidir. Bektaşileri Milli Mücadeleye kazanmak amacını güden Mustafa Kemal Hacı Bektaşı Veli Tekkesi Çelebisi Cemalettin Efendi ve tekke şeyhi Salih Niyazi Baba ile görüştü. Ülkenin içinde bulunduğu durum uzun uzadıya ele alındı. Her iki Bektaşi önderi de Mustafa Kemal ile aynı düşüncede olduklarını ve Milli Mücadele saflarına katıldıklarını açıkladılar. Bu Mustafa Kemal&#8221;in Sivas Kongresi sonrasında kazandığı en önemli başarılarından biriydi. Bu görüşmeden sonra Anadolu&#8221;nun her yanındaki Bektaşi Tekkeleri birer Kuvay-i Milliye karargahı işlevi gördü.</p>
<p>Nevşehir Osmanlıların son dönemlerinde Niğde Sancağı&#8221;na bağlı bir kaza idi. Cumhuriyetimizin ilanından sonra 1924&#8221; te Niğde yeni idari yapılanmada bir il olarak ortaya çıkarken Nevşehir de ilçelerinden biri oldu.</p>
<p>6429 sayılı yasa ile Nevşehir 20 Temmuz 1954 tarihinde il haline getirildi. Kırşehir ve Kırşehir&#8221; e bağlı Mucur, Avanos, Hacıbektaş ( 1945&#8221; ..te ilçe oldu.), Kayseri&#8221;ye bağlı Ürgüp   ( 1935&#8221; te ilçe oldu.), Niğde&#8221; ye bağlı Arapsun (1948&#8221; de Gülşehir adını aldı.) Nevşehir&#8221; in ilçeleri haline getirildi. Kozaklı ve Hamamorta köyleri Avanos&#8221; a bağlı birer köy iken birleştirilerek 1954&#8221; te Kozaklı adıyla ilçe olarak Nevşehir&#8221;e bağlandı. Kırşehir 1957&#8221;de tekrar il yapıldı. Mucur ilçesi ile beraber Nevşehir&#8221;den ayrıldı.Daha önceleri Melegübü ismi ile anılan bir bucak merkezi olan Derinkuyu 1 Nisan 1960&#8221; ta ilçe durumuna getirildi. Acıgöl kasabası ise 4 Temmuz 1987&#8221; de ilçe olmuştur.</p>
<p>kaynak  nevşehirnet.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/nevsehir-ilimizin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapadokya nerededir? Peri Bacaları ve Kapadokyanın Tarihi</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 10:54:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokya Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokya Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokya Nerededir]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokya Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokyanın Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokyaya Nasıl Gidilir]]></category>
		<category><![CDATA[Mağaralar]]></category>
		<category><![CDATA[neden peri bacaları ismini almıştır]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacaları]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacaları adını nasıl almıştır]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacaları adını nerden almış]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacaları hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacalari ile bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacaları ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Peri Bacaları Nasıl Oluşmuştur]]></category>
		<category><![CDATA[Peri Bacaları nerededir]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacalarına neden peri bacaları denmiştir]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacalarının oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacalarının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Peri Bacalarının Tarihi Güzellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Peri bacası]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Kapadokya nerededir? Kapadokya Türkiye’nin tam ortasında, Nevşehir ili merkezde olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerinin bazı bölümlerini de içine alan bölgededir. Peri Bacaları Peri Bacaları Kapadokya bölgesinde bulunan doğal yapılara verilen isimdir. Peri bacaları Kapadokya çevresinde bulunan yanardağlardan püsküren lavların milyonlarca yıl boyunca akarsuların ve rüzgarın aşındırması ile şekillenmişlerdir. Kapadokyanın Tarihi Kapadokya, (Pers [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/karahasanli.org-ürgüp-balon.jpg"><img class="alignright  wp-image-370" title="karahasanli.org ürgüp balon" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/karahasanli.org-ürgüp-balon.jpg" alt="" width="277" height="207" /></a>Kapadokya nerededir?</strong><br />
Kapadokya Türkiye’nin tam ortasında, Nevşehir ili merkezde olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerinin bazı bölümlerini de içine alan bölgededir.</p>
<p><strong><a name="Peri Bacaları"></a>Peri Bacaları</strong><br />
Peri Bacaları Kapadokya bölgesinde bulunan doğal yapılara verilen isimdir. Peri bacaları Kapadokya çevresinde bulunan yanardağlardan püsküren lavların milyonlarca yıl boyunca akarsuların ve rüzgarın aşındırması ile şekillenmişlerdir.</p>
<p><strong><a name="Kapadokyanın Tarihi"></a>Kapadokyanın Tarihi</strong><br />
Kapadokya, (Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.</p>
<p>İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler’in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.</p>
<p>Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.</p>
<p>MÖ XII. yüzyılda Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ VI. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya’da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ III. yy. sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar. MÖ I. yy ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce bölge Roma’nın bir eyaleti olur.</p>
<p>Kapadokya MS III. yy’da Kapadokya’ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.</p>
<p>IV. yy, daha sonra “Kapadokya’nın Babaları” olarak adlandırılan insanların, dönemi olur. Fakat bölgenin önemi, III. Leon’un ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaşır. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başlar. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürer (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklasm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler. Kapadokya manastırları bu devirde oldukça gelişir.</p>
<p>Yine bu dönemlerde, Anadolu’nun Ermenistan’dan Kapadokya’ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başlar. Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep olur. XI. ve XII. yüzyıllarda Kapadokya Selçukluların eline geçer. Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirir. Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya’yı terkettiler.</p>
<p><a name=" Peri bacaları Nasıl Oluşmuştur"></a><strong>Peri bacaları Nasıl Oluşmuştur?</strong><br />
kapadokya60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu’nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: “Peri bacası”.</p>
<p>Bundan milyonlarca yıl önce Kapadokya bölgesi bir iç denizmiş. Bölgenin güneyinde yapılan arkeolojik kazılarda ilkel deniz canlılarına ait fosillerin bulunması bu tezi doğrular. Yerkabuğunun hareketlenmesi ile birlikte dünyamızın merkezindeki magma tabakasında bulunan sıcak lav, yerkabuğunda oluşan derin çatlaklardan çıkış yolları bularak Erciyes, Hasan Dağı ve Güllüdağ yanardağlarından yeryüzüne püskürmeye başlar. Bu volkanik hareketlilikle birlikte denizi kurumuş ve denizin bulunduğu yerdeki çukur bölge lav ile dolmaya başlamış. Peri bacalarının oluşmasındaki en birinci etken lavların çukur bir bölgede birikmiş olmasıdır. Yoksa her lav püsküren yerde Peri bacası oluşmaz.</p>
<p>Milyonlarca yıl boyunca lav püskürmesi, püsküren lavın soğuyarak sertleşmesi sonra bu sertleşen katmanın üzerine tekrar lav püskürmesi şeklinde devam eden bu döngü yanardağlar sönerek faaliyetlerini durdurana kadar devam ediyor. Yani bu lav tabakaları tek seferde değil birçok defa lav püskürmesi ve soğuması neticesinde oluşuyor. İkinci bilmemiz gereken nokta da bugün peri bacası oluşumu olarak gördüğümüz kayaç yapılarının dünyanın merkezinden gelen sıcak ve akışkan lavların sertleşmesi ile oluşmuş olmasıdır. Her ne kadar sertleşmiş olsa da aslında basit bir tornavida ile oyulabilecek kadar da yumuşaktır.</p>
<p>Yanardağlar söndükten sonra devreye akarsular giriyor. Sertleşmiş lavın üzerinden akan akarsular kayayı aşındırarak yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz gibi derin vadiler oluşmasına neden oluyor. Bu derin vadilerin yamaç kısımları değişik yönlerden esen rüzgarın aşındırması nedeniyle dalgalı bir görünüm kazanıyor. Bu yapı peribacası oluşumunun birinci evresidir. Rüzgarın aşındırması devam ettikçe bazı bölümler ana parçadan ayrılarak bildiğimiz Peribacası görünümüne kavuşurlar.</p>
<p><strong><br />
<a name="Şapkası olan peribacaları nasıl oluştuşmuştur"></a>Şapkası olan peribacaları nasıl oluştuşmuştur</strong><br />
Bu şekil üst katmanı daha sert ve ağır, alt katmanı daha yumuşak ve hafif lav katmanlarının bulunduğu bölgelerde gözlemleniyor. Şapka kısmında bulunan ağır katman aşağı doğru baskı yaparak alttaki hafif katmanın sertleşmesine neden olduğu için kayanın altında kalan kısım rüzgar aşındırmasına daha dirençli oluyor. Rüzgarın gücü büyük kaya parçalarının aşınarak yokolmasına neden oluyor ama taşın ağırlığı ile sertleşen bölüm yokolmadığı için yukarıda gördüğünüz şekil oluşuyor.</p>
<p><strong>Kapadokya Hakkında Bilgiler</strong><br />
Kapadokya Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir. Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır. Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir. Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir. Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür. Kapadokya’yı eskiden ev olarak kullanıyorlardı.Bu yüzden şimdi kalıntılar çıkartılıyor. Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor. Kapadokya görülmeye değer korunmaya alınmıştır.</p>
<p>Kapadokya farklılıklar keşfetmek isteyenler için bir yeryüzü cennetidir. Peri bacaları ile süslenen vadiler içinde gezintiler yaparken daha önce hiç gidilmemiş yerler keşfedebilir veya fotoğrafçılığa meraklı iseniz daha önce hiç çekilmemiş kareler çekebilirsiniz. Geziler süresince merak duygusu giderek öyle bir seviyeye gelir ki Kapadokya gezisi basit bir gezinti havasından çıkıp bir serüvene dönüşür.</p>
<p>Defalarca gitmiş olsanız bile her gidişinizde Kapadokya size bir süpriz yapar. Peri bacaları bazen karlar altında bazen de çiçeklerle bezeli olarak karşınıza çıkar. Eğer kar tutkunuz normalden biraz daha fazla ise hemen 45 dk. uzaklıktaki Erciyes ve orada bulunan kayak merkezi sizi bu tutkunuzla en güzel şekilde buluşturur.</p>
<p>Kimi zaman peri bacaları düşünmediğiniz şekillerde karşınıza çıkar. Peri bacaları renklidir. Bu renklere sahip vadilerde özellikle gün batımını izlemek benzersiz bir renk senfonisine şahit olmaktır. Geniş Kapadokya coğrafyasında gezerken vadinin yapısına göre değişik renklere ve şekillere sahip peri bacaları görebilmek mümkün. En güzelleri nerededir diye sorsanız bunun tek bir cevabı yoktur. Örneğin bu sayfadaki fotoğrafların her biri bambaşka yerlerde çekilmiştir.</p>
<p>İşte bu doğal mucize on bin yıl boyunca en ilkelinden en modernine tüm insan topluluklarını cezbetmiş ve bölge Anadolu tarihi açısından hep önemli rol oynamış. Peri bacaları kolaylıkla işlenebilen kayaç yapısı nedeniyle kimi zaman bir bölgeyi koruyan bir kale, kimi zaman insanların yaşadığı bir ev, kimi zaman hastaların iyileştirildiği bir ocak, kimi zaman da dua edilen mekanlar olarak karşınıza çıkar. İşte Kapadokya bölgesinde bulunan peri bacalarının gizemi de bu noktada başlar.</p>
<p>Peri bacalarından imal edilmiş evlerle kurulu bu köyde gezerken kendinizi mistik bir film platosunda veya tarih öncesi bir devirde hissedebilirsiniz. Zaman zaman duyacaksınız. Bilmem nerede peri bacaları varmış hem de Kapadokya’dan bile daha güzelmiş. İşte buna katılmam çünkü dünyanın çeşitli yerlerinde Kapadokya’ya benzer yerler olsa da insanların yüzyıllarca peri bacalarının içinde yaşadıkları bir başka yer yok.</p>
<p>Hep merak ederim neden peri bacası ismi kullanılmış diye. Bugün sözlükten “baca” kelimesinin anlamına baktığımda bildiğimiz anlamının dışında bir de halk dilinde küçük pencere anlamına geldiğini öğrendim. Bu konuda iddalı değilim ama insanlar peri bacalarına oyulmuş delikleri perilerin yaptığını düşünerek “perilerin yaptığı pencereler” anlamında peri bacası kelimesini kullanmış olabilir. Neden periler? İşte bunu anlamak için Kapadokya’ya gelmeniz lazım. Perilere inanmasanız da bir peri masalı içinde olabileceğinizi düşüneceksiniz…</p>
<p><strong><br />
<a name="Kapadokya Turu"></a>Kapadokya Turu</strong><br />
Genellikle Kapadokya Turları kalabalık otobüs grupları düşünülerek yapılır. Aslında mesafeler birbirine çok yakın olduğu için hemen her yerde bulunabilecek bir bölge haritası ile kolayca gezilebilir. Hatta turlardan bağımsız olarak kendi aracıyla gelenlerin çok daha fazla yer gezebildiklerini söyleyebilirim</p>
<p><a href='http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/cappadocia-kapodokya-karahasanli-org/' title='cappadocia-kapodokya-karahasanli..org'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/cappadocia-kapodokya-karahasanli..org_-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="cappadocia-kapodokya-karahasanli..org" title="cappadocia-kapodokya-karahasanli..org" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/karahasanli-org-urgup-balon/' title='karahasanli.org ürgüp balon'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/karahasanli.org-ürgüp-balon-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="karahasanli.org ürgüp balon" title="karahasanli.org ürgüp balon" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/kapadokya-karahasanli-org/' title='kapadokya-karahasanli.org'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/kapadokya-karahasanli.org_-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kapadokya-karahasanli.org" title="kapadokya-karahasanli.org" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/peri-bacalari-balon/' title='peri bacaları balon'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/peri-bacaları-balon-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="peri bacaları balon" title="peri bacaları balon" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/kapadokya-karahasanli-org2/' title='kapadokya-karahasanli.org2'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/kapadokya-karahasanli.org2_-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kapadokya-karahasanli.org2" title="kapadokya-karahasanli.org2" /></a><br />
<a href='http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/kapadokya-karahasanli-org-1/' title='kapadokya-karahasanli.org-1'><img width="150" height="150" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/kapadokya-karahasanli.org-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="kapadokya-karahasanli.org-1" title="kapadokya-karahasanli.org-1" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/kapadokya-nerededir-peri-bacalari-ve-kapadokyanin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hacıbektaş Tarihi ve Sosyal durumu</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/hacibektas-tarihi-ve-sosyal-durumu/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/hacibektas-tarihi-ve-sosyal-durumu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 10:23:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş nerde]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaşın tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir Hacıbektaş]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[Hacıbektaş Hacıbektaş, Nevşehir İline bağlı bir ilçedir. Kapadokya’nın önemli merkezlerinden biridir. Doğuda Avanos, batıda Mucur, güneyde Gülşehir, kuzeyde Kozaklı ilçeleriyle çevrilmiştir. 13. yüzyılda Türk düşünürü Hacı Bektaş-i Veli’nin, Horasan’ın Nişabur kentinden Anadolu’ya gelmesi ve Suluca Karahöyük’e yerleşmesinden sonra yedi hanelik Hacım köyünün çehresi değişmiştir. Hacı Bektaş Veli, burada bir ilim yuvası kurarak düşüncelerini yaymış; ölümünden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hacıbektaş</strong><br />
Hacıbektaş, Nevşehir İline bağlı bir ilçedir. Kapadokya’nın önemli merkezlerinden biridir. Doğuda Avanos, batıda Mucur, güneyde Gülşehir, kuzeyde Kozaklı ilçeleriyle çevrilmiştir.</p>
<p>13. yüzyılda Türk düşünürü Hacı Bektaş-i Veli’nin, Horasan’ın Nişabur kentinden Anadolu’ya gelmesi ve Suluca Karahöyük’e yerleşmesinden sonra yedi hanelik Hacım köyünün çehresi değişmiştir. Hacı Bektaş Veli, burada bir ilim yuvası kurarak düşüncelerini yaymış; ölümünden sonra da köyün ismi, adına ve anısına izafeten Hacıbektaş olarak değiştirilmiştir.<br />
<strong><br />
Hacıbektaş Tarihi </strong><br />
Hacıbektaş, 1541 yılında Niğde’ye bağlı bir nahiye merkezi haline gelmiş, 1854 yılında belediye teşkilatı kurularak kasaba olmuştur. Daha sonra 01.01.1948 tarihinde, Kırşehir iline bağlı ilçe haline gelmiştir. Nevşehir’in, 24.07.1954 tarihinde il olması ile Hacıbektaş ilçesi Nevşehir’e bağlanmıştır. İlçenin bugün hala ayakta kalan tarihi yapılarından Hacıbektaş Veli Külliyesi, Kadıncık Ana Evi, Bektaş Efendi Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup, Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünce müze olarak kullanılmaktadır. Karahöyük kazılarından çıkan eski çağlara ait eserler Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.</p>
<p><strong>Sosyal durumu</strong><br />
Bölge halkı bütünlük arz etmekte olup etnik grup yoktur. Kars, Erzurum ve Tunceli gibi doğu illerinden gelip ilçeye yerleşen vatandaş, yerli vatandaşlarla kaynaşmıştır. Bölge halkı İslam Dinine mensup olup, ilçe merkezinin %99′u Alevi Mezhebinden olup; Aşıklar, Akçataş, Anapınar, Çivril, İlicek, Kayı, Kütükçü ve Yenice (Engel)köylerinde aleviler yaşamaktadır.. İlçe ve köylerinde Türkçe konuşulur, azınlık yoktur. Halk tamamen Anadolu Türk gelenek ve göreneklerine bağlıdır. Konuk sever ve müziğe düşkündür. İnsan gücünden azami faydalanılmaktadır. Makinalaşma %90 civarındadır. Sanayi tesisi,1 adet tekstil fabrikası, 1 tuğla fabrikası ve 3 un fabrikası ile 1 bisküvi fabrikası dışında başka bir tesis bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>Eğitim ve kültür </strong><br />
İlçede Kadınlarınızı okutunuz, İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu diyen Hacı Bektaş Veli’den kaynaklanan eğitime düşkünlük ve kültürel yapıda gelişmişlik ilk anda göze çarpmaktadır. Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeni ile başlatılan okuma yazma seferberliği sonunda, okur yazar oranı %100′e ulaşmıştır. İlçe Merkezine çok amaçlı olarak yapılan Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi bu alanda büyük bir açığı kapatmıştır.</p>
<p>İlçe merkezinde Hacıbektaş Veli Müzesi ve Arkeoloji ve Etnografya Müzesi mevcut olup yerli ve yabancı turistlerce ziyaret edilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/hacibektas-tarihi-ve-sosyal-durumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avanosta Gezilecek Yerler</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/avanosta-gezilecek-yerler/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/avanosta-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 10:04:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Avanos]]></category>
		<category><![CDATA[Avanos hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Avanos ile ilgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Avanosta gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Avanosta nerede gezilir]]></category>
		<category><![CDATA[Avanosun gezilecek yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Avanosun tarihi yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Avanosun turistik yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Karahasan]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Avanos 1867′den 1877′e kadar ilçe olan Avanos, bu tarihte tekrar köy haline dönüştürülür. 1887′e kadar köy olarak devam ederken, anlatıldığına göre; bir araya gelen 5 Avanoslu ilçe merkezi olan Gülşehir’e giderek, maliyede muhafaza edilen sandığı ( kasayı) kaçırıp, Avanos’a getirir. Durum, ilgililerce hemen saraya bildirilir. Fakat, Sultan Abdülhamit’in yaverlerinden sarayda görevli Avanoslu Kurena Arif Bey’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avanos</strong><br />
1867′den 1877′e kadar ilçe olan Avanos, bu tarihte tekrar köy haline dönüştürülür. 1887′e kadar köy olarak devam ederken, anlatıldığına göre; bir araya gelen 5 Avanoslu ilçe merkezi olan Gülşehir’e giderek, maliyede muhafaza edilen sandığı ( kasayı) kaçırıp, Avanos’a getirir. Durum, ilgililerce hemen saraya bildirilir. Fakat, Sultan Abdülhamit’in yaverlerinden sarayda görevli Avanoslu Kurena Arif Bey’in devreye girmesiyle konu kapatılır ve böylece Avanos’a 1887′de ilçe olma hakkı tekrar verilmiş olur.</p>
<p>1888′de bir kaza olarak Kırşehir Vilayeti’ne bağlanan Avanos, Nevşehir’in 1954′te vilayet olması üzerine Nevşehir’e bağlanır. O tarihten bu yana, gelişen ve büyüyen Avanos, Kızılırmağın iki yakasına kurulmuş12. 000 nüfuslu, turistik bir ilçedir.</p>
<p>Pek çok film ve hikayeye konu olan Kızılırmak, ilçeyi doğudan batıya tam, ortadan ikiye ayırır. Hititler dönemindeki ismi “Marassantia”, Bizans döneminde ise “Halys”dir. Irmak, Avanos’un iki yakasını, ikisi çevre yolu, biri taş, diğeri asma olan dört köprü ile birbirine bağlar.</p>
<p>Taş köprü, Sultan Abdülhamit döneminde sarayda görevli Avanoslu Kurena Arif Bey’in katkılarıyla 1898 yılında yapımına başlanmış, 1900 yılında hizmete açılmıştır. O günün parasıyla 3700 lira harcanarak yapılmış köprü, iki tarafındaki başlıklarıyla beraber, toplam 11 ayak üstüne oturtulmuştur. Ayakların yapımında kullanılan taşlar, Avanos yakınlarındaki çeç ve karadağ bölgesinden manda kağnılarıyla getirilip yerleştirilmişlerdir. Taşların hiçbir aşınmaya uğramaksızın, hala ayakta kalması, bugün bile dikkat çeken bir durumdur. Köprünün ayaklarının, halk arasında sarı-kara ustalar olarak bilinen Türk ustalarca yapıldığı söylenmektedir. Hatta, aynı ustaların 1895 yılında Avanos’un çarşı içindeki eski hükümet konağını da yaptıkları ileri sürülmektedir. Köprünün üstü, yapıldığında önce tahtayla kaplanmış ve 20 yıl boyunca geçiş ücrete tabi kılınmış, fakat tahtalar zamanla yıpranınca, o yıllarda Kırşehir Milletvekili olan Avanoslu Ali Rıza Bey’in yardımlarıyla 1924′te değiştirilmeye başlanmış, çalışma 1926′da tamamlanarak, beton haline getirilmiştir. Beton kısmın yapımı, Wolf isimli bir Macar ustanın öncülüğünde, bazı Türk ustaların da katılımıyla oluşan ekip tarafından, dönemin fiyatlarıyla 60. 000 liraya mal edilerek gerçekleştirilmiştir.<br />
Uzunluğu 151 m. olan taş köprünün yaya bölümü 1995 yılında tadilat görerek genişletilmiştir.</p>
<p>Tahta köprü ise, 1973 yılında, 180 m. uzunluğunda, 2, 30 m. eninde, sadece yaya yürüyüşüne uygun olacak şekilde ve demir ayaklar üstüne ahşaptan yapılmıştır. 1994′te onarım gören, Türkiye’nin 2. asma köprüsü olma iddiasındaki köprünün, özellikle Kızılırmak üstündeki bölümü hafif salıncak gibi sallanmasıyla, konuklarına keyifli dakikalar yaşatmaktadır.</p>
<p>Kızılırmağın iki tarafı, ırmak taşkınlığına engel olmak zamacıyla rıhtımla çevrilidir. Eski bölge tarafındaki rıhtım 1954 yılında Kayserili Sarı Yıldız firmasınca karadağ bölgesinden getirilen taşlarla yapılmış, diğer kısmı ise 1969 yılında yaya yürüyüşüne daha müsait bir tarzda inşa edilmiştir.</p>
<p>Kızılırmağın kuzeyinde yer alan bölüm Avanos’un eski yerleşiminin olduğu, çarşı ve hükümet binalarının bulunduğu kısımdır. Karşı taraf ise, pazar yeri ve az sayıda işyerinin bulunduğu, daha çok ikamet amaçlı yerleşimin hakim olduğu bölümü oluşturur.</p>
<p>Çarşının bulunduğu eski bölgedeki yapıların çoğu, üst üste geçmiş bir görüntü verirler.<br />
Dağa yaslanmış olmaları nedeniyle, dar ve dolambaçlı sokaklara sahiptirler. Yapı malzemesi olarak, Avanos’un civarında bulunan taş ocaklarından elde edilen “kisir taşı” kullanılmış, yapılar genellikle yığma olarak inşa edilmiştir. Beton binalar ise, daha çok ticaretin döndüğü çarşı merkezi ve civarında yer alır.</p>
<p>Sokakları genellikle taş kaplı olup, bazı kısımları çatı altından devam eden ve yerleşimi labirent gibi bir görüntü veren bu eski bölgedeki evlerden birindeki bir odaya kazma vurulsa oradan başka bir evin odasına ulaşılır.</p>
<p>Bu bölgedeki evler, genellikle iki katlı olarak yapılmıştır. Geniş bir kapıdan girilen avludan sonra çardak, tafana ve odalar alt katta, misafirlerin ağırlandığı köşk ise, üst katta yer alır. Alt kattaki odalar genellikle taş kemerlerle kaplıdır. Evlerin çoğundaki taş ve ahşaplardaki ince işçilik dikkat çekicidir.</p>
<p>Büyük çoğunluğu yaklaşık 100-150 yıllık bir geçmişe sahip bu evlerin aşınma, kayma ve yıkılma gibi nedenlerle zaman içinde kullanılamaz hale gelmesi üzerine; sahipleri, 1968′de ırmağın karşı tarafında yapılan afet evlerine taşınmak zorunda kalmışlardır.<br />
Avanos’un geleneksel yaşamı ve mimari tarzı açısından son derece önemli olan bu bölge, 30 yıl kadar kaderine terk edildikten sonra, 1998 yılında yürürlüğe giren “Koruyucu İmar Planı” doğrultusunda yeniden tadil ve onarım şansı yakalamış, bu suretle içinde Edip Akbayram, Musa Eroğlu ve Halil Ergün gibi sanatçıların da bulunduğu çok sayıda yerli ve yabancı alıcılar bulmaya başlamıştır.</p>
<p>Avanos, kara ikliminin hakim olduğu bir bölgede yer almasına karşın, dağa yaslanması ve ırmağın etkisiyle yumuşak bir iklime sahiptir. Etrafı bağ, bahçe ve ağaçlıklarla çevrilidir. Yakın civarında , özellikle çanakçılığa hammadde kaynağı oluşturan kil yatakları mevcut olup, sayıları 8′i bulan tuğla fabrikalarıyla toprak sanayii ve turizm önemli sektörler durumundadır.</p>
<p>Avanos ekonomisi, özellikle son yıllarda turizme dayalı bir şekilde yürümektedir. Hizmet sektörlerinin yanında, halıcılık ve çanakçılık, Avanos turizminin temelini oluşturur.</p>
<p>Bir el sanatı olarak çanakçılık, Avanos turizmine hayat verir. Hititlere kadar uzanan geçmişiyle bir ata mesleği durumundadır. Avanos civarındaki dağlardan getirilen topraklar, işlik adı verilen çanak hanelerde ustalarca işlenip, 800-1200 derece ısıda pişirilmesiyle çanak ürün olarak ortaya çıkar. Önceleri 250-300 civarında atölye ve çok sayıda çanak ustasına sahip olan sektör, şimdilerde turizmin devreye girmesiyle kabuk değiştirmiş, el sanatı olma özelliğinden uzaklaşarak daha karlı ve pratik olan al-sata yönelmiştir. Bu ise, “işlik”lerin azalmasına, yeni ustaların yetişmemesine neden olmuştur. Sektördeki bu daralmaya rağmen, Avanos’ta halen çoğunluğu geleneksel yöntemlerle çalışan 50 civarında “işlik” bulunmaktadır. Çoğunluğu doğal kaya oyma mağaralardan oluşan işlikler, daha çok Avanos merkezinde yoğunlaşmış olup, ziyaretçilerin önemli bir ilgi odağı durumundadır.</p>
<p>Her şeyin ötesinde, Avanos’a Kapadokya’nın el sanatları merkezi olma gerçekliğini sunan bu işliklerde, takribi 150’si çanak ustası olmak üzere 250 kişi çalışmakta, bunların yakınları da hesaba katıldığında, bugün yaklaşık 1500 kişi fiilen bu sektörden geçinmektedir.</p>
<p>Günümüzde çanakçılıkla Avanos o kadar iç içe geçmiştir ki, bu el sanatını temsilen çarşı merkezinde bulunan parkta yüksekçe bir ahşap sundurma altında büyük bir çanak yapan adam heykeli, yine Avanos’un yetiştirdiği “Gökteki Yıldızı Fener Mi Sandın” türküsü ile ünlü saz ve ses sanatçısı Selahattin Küçükdağ’ın pirinç-metal dökümü heykeliyle birlikte Avanos’u resmetmektedir.</p>
<p>Çanakçılık yanında, Avanos turizminindeki bir önemli sektör de “halıcılık”tır. Avanos’un kuruluşuna kadar uzanan tarihiyle halıcılık, yakın zamana kadar pek çok Avanoslu’nun kazanç kapısıydı. Önceleri dağlardan toplanan muhtelif otların kaynatılmasıyla elde edilen kök boyaların, yakın zamanda da yapay boyaların kullanılmasıyla ve genellikle kırmızı ve sarı renklerinin hakim olduğu halılar dokunurken, turizmle birlikte bir el sanatı olma özelliğiyle evlerde icra edilen Avanos halıcılığı, günümüzde daha çok başka bölgelerden getirilerek yapılan bir al-sat işine dönüşmüştür.<br />
Buna rağmen, muhtelif ölçekteki işletmeleriyle halıcılık, Avanos ekonomisinde önemli potansiyele sahip olup, bir el sanatı olarak tarihteki yerini almıştır. Hatta, bu konuda; Abdülhamit döneminde sarayda oluşturulan, halıcılıkta araştırma ve geliştirme amaçlı halı hanelere Avanos’tan da iki ustanın çağrıldığı dahi, kuşaktan kuşağa anlatılmaktadır.</p>
<p>Çanakçılık ve halıcılık dışında bir önemli alan da bağcılıktır ki, önceleri ailenin geçim kaynağı olarak yapılırken, son yıllarda evin ihtiyacını karşılayan bir uğraş durumundadır. Fakat birkaç yıldır yaygınlaşan “ev şarapçılığı” işi, bir gelir unsuru haline dönüşünce, bağcılık tekrar önem kazanacak gibi görünmektedir.</p>
<p>Bugünlerde “ev şarabı” yapımına kaynaklık eden Avanos bağcılığı, yakın zamana kadar bazı şenliklere de kaynaklık ederdi. Şenlik deyince, Avanos’un geleneksel şenlik ve eğlenceleri de ünlüdür. Bunların bazıları şimdilerde yaygın bir şekilde yapılmamakla beraber, bir kısmı, özellikle üzüm toplama zamanı yapılan Binnik, 6. Mayıs’da Hıdrellez, Ramazan Bayramın’ndan 3 gün önceki akşam Goyun Ho, 29. Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndaki Sin Sin ve düğünlerde Kelle Atılması hiç unutulmamaktadır.</p>
<p>Pek çok geleneğe sahip Avanos, içinden nüktedan insanlar da çıkartmıştır. Nükte deyince hemen akla, “Şemsi’nin Ahmet”gelir. 1907-1990 yılları arasında yaşamış, Avanos nüfusuna kayıtlı Şemsi’nin Ahmet, tüm bir hayatı boyunca yaşadıkları ve söyledikleriyle, tam bir keyif adamı olmuştur Avanos’ta. Neredeyse, Avanos’un Nasreddin Hoca’sı olan Şemsi’nin Ahmet pek çok anısının yanında, özellikle eşinin bir ev sohbetinde bana anlattığını paylaşmak isterim: Şemsi’nin Ahmet’in annesi ölür. Ertesi sabah cenaze kaldırılacağı için tüm yakınları gece evde toplanır. Bu ölümdür ya, evdeki herkes ağlamaktadır. Gece ilerleyen saatlerde Şemsi’nin Ahmet acıkır, fakat derdini kimseye açamaz. Derken bir ara, gözyaşı ve insan kalabalığı arasında ele geçirdiği eşi “Anşa”ya isteğini söyler. Bunu duyan Anşa, “ciğerine nüzul insin, şimdi onun sırası mı, herkes ağlarken sen karnını düşünüyorsun, devrilesice” diyerek kızar. Eşi<br />
Anşa’dan bu cevabı alan Şemsi’nin Ahmet, bunun üzerine “ne var ga Anşa, acıyan yir ayrı, acıkan yir ayrı, bi pilav yapıp yesek de dok dok ağlasak, daha iyi olmaz mı?” der ve moralsiz bir halde oradan uzaklaşır.</p>
<p>Konu yemekten açılınca, tabii ki Avanos yemeklerinin tadı da unutulmazdır. Zengin bir yemek kültürüne sahip Avanos’un tadına doyulmaz mutfağının, her dönem konukları tarafından beğeni ve özlemle anılan, Tarhana Çorbası, Ağ Pakla ( Kuru Fasulye ), Bağ Pilavı, Güveç, Bazlama, Hamursuz, Çığıtma ve şimdilerde pek çok restoranda gününşartlarına uygun hale dönüştürülerek konuklarına sunulan ve testi kebabı olarak anılan Fırında Çömlek Eti, en vazgeçilmez lezzetlilerindendir.</p>
<p>Avanos’a yolu düşenler; bir taraftan tarihin, ırmağın ve yemeklerin tadına doyarken, başka bir taraftan ziyaret edebileceği pek çok tarihsel ve turistik gezi noktaları bulacaklardır.<br />
Bunların en ilgi çekici olanları şöyle sıralanabilir :</p>
<p><strong>Avanos’ta Gezilecek Yerler </strong></p>
<p>Çanak Atölyeleri : Bazıları şehir dışında olmasına karşın, çoğunluğu ve asıl merkezi Avanos’un içindedir. Her biri kayadan olma doğal mağaralardan oluşur. Bu atölyeler, Avanos ekonomisinin önemli bir damarını oluşturmasının yanında, Avanos’a gelenlerin en çok ziyaret ettiği önemli bir el sanatları merkezidir.</p>
<p><a name="yamanli-kilise"></a><code>Yamanlı Kilise</code> : Avanos’un Yeni Mahalle mevkiinde ve önüne kadar araba ile gidebilme imkanının sunulduğu bir eski kilisedir. Hangi döneme ait olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, 4 ve 6. Yüzyıllar arasındaki Hıristiyanlık kültürünü temsil ettiği iddia edilmektedir.</p>
<p>Demir ızgaralı bir kapıdan içeri girilen kilisenin içerisinde muhtelif tarzlarda haç resimleri mevcuttur. Fakat, kilisenin tavanı bitmemiş durumdadır. Bazı özel günlerde turistlerin talepleri üzerine ibadet yapılabilmektedir.</p>
<p><a name="cec-tepesi"></a><code>Çeç Tepesi</code> : Avanos’un yaklaşık 15 km. batısında ve Kızılırmağın güneyinde yer alır.<br />
Yüksek bir tepede bulunduğundan Avanos’tan bile görülebilmektedir. Bazen kovboy şapkasına, bazen huniye benzetilen Çeç, uzun ve yokuşu bol bir dağın üzerinde; 300 m. lik bir alanda kurulu, yarı çapı 50 m. yüksekliği 30 m. olan bir tümülüsdür. Tamamen parça halindeki taş yığınından oluşan tepenin takribi 100. 000 m3′den fazla taştan oluştuğu iddia edilmektedir. Hangi dönemde yapıldığı ve kime ait olduğu konusunda kesin bilgi olmamakla beraber, halk arasında, tümülüsün Bizans yöneticilerinden birisine ait olabileceği konuşulmaktadır.</p>
<p><a name="saruhan-kervansarayi"></a><code>Saruhan Kervansarayı</code> : İpek Yolu üzerinde ve Avanos’a 5 km. mesafede bulunan, 13. Yüz-yıl Selçuklu eseridir. 1249 yılında Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus döneminde 2000 m2′lik bir alan üzerine kurulmuş olup, kullanılan taşın renginden dolayı “Saruhan” ismini almıştır. Yüksek duvarlardan oluşan tek katlı yapının, büyük ve ihtişamlı bir giriş kapısı vardır. Kervansarayın içerisinde biri açık, diğeri kapalı olmak üzere iki bölüm bulunur. Üstü açık ön bölümde geniş bir avlu yer alır. Avlunun sağ tarafında kışlık odalar, sol tarafında 7 sütun arasına yerleşmiş yazlık odalar kurulmuştur. Girişin, merdivenlerle çıkılan hemen üst kısmı küçük bir mescittir. Avlunun arka tarafındaki kapalı bölüm ise, gelen misafirlerin atlarının bağlandığı bölümdür. Kervansaraylar, Selçuklular döneminde ticaret kervanlarının hem dinlenme, hem korunma yerleriydiler. Bu yüzden burada da konaklayanlara da 3 gün boyunca karşılıksız yemek verilir, ayakkabıları tamir edilir ve benzer yardımlar yapılırdı. Saruhan Kervansarayında aydınlatma mum ve kandillerle sağlanmaktaydı.</p>
<p>1991 yılında restore edilen kervansaray, şimdilerde turistik amaçlı kullanılmaktadır.</p>
<p><a name="pasabag"></a><code>Paşabağ</code> : Avanos’un 3, 5 km. uzağında ve Zelve yolu üzerindedir. Şapka türü peribacaları bu bölgede bulunmaktadır. Peribacaları tekli, ikili ve üçlü olarak araziye dağılmış durumdadır. Yolun sağında ve 200 m. içeride üç başlı peribacalarından birinde, Aziz Simon isimli papazın 15 yıl saklanarak yaşadığı şapel, şapelin karşısında da bir manastır yer alır.</p>
<p>Yine yolun sağ tarafında bulunan beyaz bir tepe, güneşin batışının izlenmesi için özellikle tercih edilen bir yerdir.</p>
<p><a name="zelve"></a><code>Zelve</code> : Paşabağ bölgesinin devamında ve yolun sonundadır. Kapadokya’nın mutlaka görülmesi gerekli yerlerinin başında gelir. 9-13. Yüzyıllar arasında bölgedeki ilk Hıristiyanların ikamet merkezidir. Bu bölgeye sırayla Bizanslılar, Rumlar ve Müslüman Türkler yerleşmişlerdir. Birbirine benzeyen üç vadiden oluşur. Yaklaşık 15 civarında kilisenin yer aldığı Zelve Vadisi’nde Balıklı, Geyikli ve Üzümlü isimli kiliseler, vadinin en ünlü kiliseleridir. Kiliselerin yanında, sağdaki vadini girişinde ve solda, kayaların oyulmasıyla yapılmış, bir küçük camii de bulunur.</p>
<p>1924 yılındaki Türk-Yunan mübadelesinde, buradaki Hıristiyanlar Yunanistan’a gitmiş, kalan Türk nüfus ise, kayaların tehlike arz etmesi üzerine tahliye edilip, 2 km. yakında Aktepe isimli bir köy kurularak, oraya yerleştirilmişlerdir.<br />
Çavuşin : Avanos’a bağlı, 5 km. mesafede küçük bir köydür. Köyde, Çavuşin Kilisesi, Vaftizci Kilise ve Bizans İmparatoru Nicefor Fokas adına yapılan Güvercinlik Kilisesi yer alır.</p>
<p>Ön cepheleri bozulmuş olan kiliselerin içerisi İsa’nın hayatından kesitlerle süslenmiştir. Köy, 1950 depreminde büyük hasar gördüğünden bugünkü düzlüğe taşınmıştır.</p>
<p><a name="ozkonak-yeralti-s"></a><code>Özkonak Yeraltı Şehri</code> : Avanos’un 13 km. uzağında ve Avanos’a bağlı Özkonak Kasabasının doğu girişinde yer alır. 1972′de bulunmuş olup, dört kattan oluşur. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber M. Ö. 400 yıllarında var olduğu söyleniyor. En alttaki 4. katın sonuna, sadece tek bir kişinin hareket edebileceği kadar dar bir koridordan geçilerek ulaşılır. Bu en son bölüm, yeraltı şehrinin cezaevi bölümüdür. Katlar arasında ve bazı odaların girişinde kapı görevi gören ve ancak çok sayıda insan gücüyle hareket ettirilebilen, değirmen taşından daha büyük, tonlarca ağırlığı olan 3 adet “Tıhraz Taşı” bulunur. Tıhraz Taşı’nın kapatıldığı kapı girişlerinin üzerinde, gelen düşmanı avlamak amaçlı kullanılan “avlama delikleri” yer alır. Bu deliklerden kızgın yağlar dökülerek düşman püskürtülmeye çalışılır. Yeraltı şehrinin bazı bölümlerindeki su ve şarap depoları, havalandırma ve haberleşme delikleri, ziyarete gelenleri hayrete düşürecek niteliktedir.</p>
<p><a name="belha-sarayi"></a><code>Belha Sarayı</code> : Özkonak kasabası’nın diğer Avanos yolu üzerinde ve sol tarafında yer alır. Bir tepenin dereye bakan cephesinden girilen sarayın, gezilecek fazla bir tarafı kalmamıştır. Çoğu kısımları yıkılmış, sadece atların bağlandığı yem takaları ve yan tarafta cezaevi denilen karanlık bir odası bulunmakta olup, M. S. 6. Yüzyıla ait olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Bunların dışında, Avanos’un 5 km. uzağında, Kayseri yolu Deve Bağırtan mevkiinde ve yolun sağında , Yayla Deresi’nin bitiminde, yoldan 1 km. içeride iki kum tepesinin arasında “Kum Sekisi” denilen girişi taşlarla kaplı ve küçük bir girişe sahip, tarihsel kalıntı olduğu var sayılan bir yer bulunur. Burası hakkında fazla bir bilgiye ulaşılamamış olmasına karşın, önemli bir kişiye ait mezar olabileceği konusunda söylenti dolaşmaktadır.</p>
<p>Avanos, hala, çok tarafı araştırılmaya değer tarihsel bir hazine gibidir. Bundan 35 yıl önce takribi 70′li yılların başında Kızılırmağın güneyinde, Avanos’un Kızılyar Mevkiinde bir lahit bulunmuştur. 2, 20 m. uzunluğunda, 70 cm. yüksekliğinde, 78 cm. genişliğinde olan mezar lahitin iki yan tarafında aslan kafaları ve çiçeklerden oluşan kabartmalar ulunmaktaydı. Lahitin içinde, saçlarının sarılığını muhafaza ettiği gözle görülebilen bir kadın bulunduğu, sonraki yıllarda yapılan analizlerle ortaya çıkmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/avanosta-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigaranın sağlığımıza etkileri</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/sigaranin-sagligimiza-etkileri/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/sigaranin-sagligimiza-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 09:14:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bizden Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaradan olan hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın neden olduğu hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın sağlığımıza etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın sağlığımıza etkileri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın sağlığımıza zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sigaraya kurban veren 10 ülke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Sigaranın sağlığımıza etkileri Sigara ve Sağlık: Saatte 200-250 km hızla ve 100 derecenin üzerinde sıcaklıkla dumanı ağız içine çarpan sigara, içerdiği 4000 den fazla zararlı madde ile insan sağlığında ciddi bozulmalara yol açar. Sigara otuza yakın hastalık için ciddi risk faktörüdür. Sigaranın dumanında gaz halinde bulunan CO (karbon monoksit) hücrelerin kandaki oksijeni kullanmasını engelleyerek, tüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sigaranın sağlığımıza etkileri</strong><br />
Sigara ve Sağlık: Saatte 200-250 km hızla ve 100 derecenin üzerinde sıcaklıkla dumanı ağız içine çarpan sigara, içerdiği 4000 den fazla zararlı madde ile insan sağlığında ciddi bozulmalara yol açar. Sigara otuza yakın hastalık için ciddi risk faktörüdür. Sigaranın dumanında gaz halinde bulunan CO (karbon monoksit) hücrelerin kandaki oksijeni kullanmasını engelleyerek, tüm organların çalışmasına zarar verir. Sigara dişlerde lekelenmeye, dişlerde daha kolay çürümeye, tad duygusunda bozulmaya yol açar ve diş taşı oluşumunu hızlandırır.</p>
<p>Sigara içenlerde ağız içi kanserleri, dişeti kanserleri, dil kanserleri, bademcik kanserleri, sigara içmeyenlere göre 3-33 kat daha fazla görülür. Sigara, solunum yollarını örten hücreleri ve koruyucu siliyer yapıyı bozarak akciğerlerin her türlü zarara açık hale gelmesine yol açar. Kronik akciğer hastalıklarının % 80-90 sorumlusu, sigaradır. Sigara içenlerde kronik bronşit, amfizem gibi hastalıklardan ölüm oranı, sigara içmeyenlere göre 2.5 kat fazladır. Akciğer kanserlerinin % 90′ı sigarayla ilgili olup, sigara içmeyenlere göre riskleri 15-20 kat yüksektir.</p>
<p><strong>Sigara Neden Zararlıdır:</strong> Sigara dumanında nikotin, katran ve zehirli gazlar bulunmaktadır. Katran maddesinin içerisinde yaklaşık olarak 4000 kimyasal bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin birçoğu da toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43 tanesinin kansere yol açtığı bilinmektedir.</p>
<p>Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise nitrojen oksit ve eksoz gazı olarak da bilinen karbon monoksit gazıdır. Özellikle karbon monoksit gazı kanın oksijen taşıma gücünü azaltır. Nikotin ise bağımlılık yapar. Nikotin aslında bir zehirdir. Nikotin yüksek dozda alındığında öldürebilir. Kan basıncını yani tansiyonu ve kalp hızını(nabzı) artırır. Sigara karbon monoksit ile birlikte kalp ve beyin damarlarının hastalanmasına yol açar.</p>
<p>Sigara içen kişiler, içmeyenlere göre ortalama 8 yıl daha erken ölmektedirler. Sigara damar sertliği gelişmesini olaylaştırır, koroner arter hastalığı gelişiminde ise en önemli risk faktörlerinden biridir. Kalbin oksijen tüketimini arttırır, damarlarda büzülmelere neden olur. Yemek borusu kanserlerinin en önemli risklerinden birisi sigara içimidir. Sigara mide salgısını arttırır, mide ülseri ve mide kanseri gelişmesini ise kolaşlaştırır. İdrar kesesi ve pankreas kanseri sigara içenlerde, içmeyenlere göre 2 kat daha fazla görülür. Böbrek kanserleri ise 5 kat daha fazladır.</p>
<p>Sigara erkeklerde ejekülasyon miktarını ve spermlerin hareket yeteneğini azaltır. Cinsiyet hormanlarının da salgılanışını bozarak, cinsel isteğin ve gücün azalmasına yol açar. Sigara içenlerde prostat kanseri de, içmeyenlere göre 2 kat fazla görülür. Sigara kadınlarda ise istenmeyen düşüklere, erken ve düşük kilolu bebek doğumlarına, ölü doğumlara ve erken menapoza yol açar.</p>
<p>Ayrıca ses kısıklığına, ses kalınlaşmasına ve cilt damarlarının daralmasına bağlı cilt kurumalarına yol açarak cinsel yaşantıyı olumsuz yönde etkiler. Sigara içen kadınlarda rahim ağzı kanserleri de yaklaşık 20 kat fazla görülür. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda sigara içimi de eklenirse, kalp-damar hastalıkları içmeyenlere göre 2 kat fazla görülür.</p>
<p><strong>SİGARANIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR</strong><br />
Bağımlılık – Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.</p>
<p>Sırt ve Bel Ağrısı -Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.</p>
<p>İlaca Karşı Bağışıklık- Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.</p>
<p>Kısırlık – Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır. Menopoz – Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.</p>
<p>Erken Yaşlanma- Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.</p>
<p>İyileşme Zorluğu – Sigara içenlerin yaraları çok daha zor kapanır. Bunun yanında ameliyat sonrası yaralarının iyileşmeme olasılıkları vardır.</p>
<p>Diş Kaybı – Sigara içmek diş kayıplarında önemli bir faktördür.</p>
<p>Prostat Kanseri – Sigara içmek prostat kanserinin %40′ından sorumludur.</p>
<p>Göğüs Kanseri – Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre %75 daha fazla göğüs kanserine yakalanma riski taşır.</p>
<p>Rahim Kanseri – Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim kanserine yakalanma riski taşır.</p>
<p>Boğaz Kanseri – Boğaz kanseri vakalarının %80′ine sigara yol açar.</p>
<p>Mide Kanseri – Sigara içenlerin mide veya bağırsak kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır.</p>
<p>Karaciğer Kanseri – Karaciğer kanseri vakalarının % 80′i sigara yüzünden olur.</p>
<p>Gırtlak Kanseri – Günde 25 tane sigara içiyorsanız 30 kat daha fazla gırtlak kanserine yakalanma riski taşırsınız. Bu da ilk başlarda konuşma zorluğu ilerleyen safhalarda tamamen konuşamamaya sebebiyet verir.</p>
<p>Amfizrem – Bu hastalığın yol açtığı ölümlerin %85′i sigara yüzünden olur. (Akciğerlerdeki alveoller zamanla esnekliğini kaybeder. İlerleyen safhalarda, yoğun bir biçimde solunum zorluğu olur ve hasta solunum makinasına bağlanmak zorunda kalır.)</p>
<p>Ağız Kanseri – Ağız kanseri vakalarının tamamına sigara yol açar.</p>
<p>Yemek Borusu Kanseri – Bu kanserden ölenlerin hemen hemen hepsi sigara içtikleri için ölmüşlerdir.</p>
<p>Çocukluk Solunum Problemleri – Annesi ya da babası sigara içen çocuklar 6 kat daha fazla solunum yolu hastalıklarıyla karşılaşma riski taşır. (Soğuk algınlığı, kulak iltihapları, bronşit, bademcik problemleri, astım ve de zatüre ki bazen ölüme bile yol açar)</p>
<p>Kulak Enfeksiyonları -Sigara içenlerin çocuklarının orta kulak enfeksiyonuna yakalanma riskleri vardır.</p>
<p>Erken Doğum ve Bebeğin Hafif Doğması – Günde sadece 5 tane sigara içen hamile bir kadının erken doğum yapması ya da oldukça küçük ve de sağlıksız bir bebek doğurma riski inanılmaz boyutlardadır.</p>
<p>Şeker Hastalığı – Sigara içmek, vücudun insülün salgılama yeteneğini zamanla yok eder. Bu da şeker hastalığına yol açar.</p>
<p>Kalp Hastalıkları – Sigara içenlerin kalp krizine yakalanma riski içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır.</p>
<p>Kangren – Akciğerler verimsizleştiği için, vücuda çok az oksijen yayılır. İnsan vücudu, bu çok az miktardaki oksijeni iç organlara dağıtmak zorunda kalır. Bundan dolayı, kalbe en uzak kısımlar olan parmak uçlarından itibaren hücreler süratle zincirleme olarak ölür. Çoğu zaman kollar ya da bacaklar kesilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-241" title="sigara" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/sigara.png" alt="" width="507" height="221" /></p>
<p>Amerikan Kanser Derneği ile Dünya Akciğer Derneği, her yıl dünya kamuoyuna sunulan Tütün Atlası’nın 2012 yılı için özel olarak hazırlanan baskısını yayımladı. Raporda, sigaranın ölüm vehastalıklara davetiye çıkardığı rakamlarla destekleniyor. Belgede, Türkiye, dünyada sıklıkla kullanılan “Türk gibi sigara içmek” deyimini doğrular bir performans sergiliyor. Dünya ülkeleri arasında erkek ölümlerinde sigaranın en etkili olduğu ülke Türkiye. Türk erkeklerinin yüzde 37’si sigara yüzünden hayatını kaybediyor. Bu oran kadınlarda ise yüzde 5seviyesinde.</p>
<p><strong>Atlastan çarpıcı satır başları</strong></p>
<p>- Türkiye’de kişi başına yıllık ortalama 1399 sigara içiliyor.</p>
<p>- Türk erkeklerinin yüzde 46’sı, kadınlarında yüzde 15’i sigara içiyor.</p>
<p><strong>- Türk erkeğinin yüzde 37.6’sı sigaradan hayatını kaybediyor.</strong></p>
<p>- Türkiye erkek ölüm oranıyla Ermenistan (32.7), Kazakistan (34.7), Polonya (31.1) ve Belçika (30.6) gibi ülkeleri geride bırakıyor.</p>
<p>- Kadınların yüzde 5.8’i sigara yüzünden hayatını kaybediyor.</p>
<p>- Pasif içiciliğe maruz kalan çocukların oranı yüzde 89. Türkiye, Polonya, Romanya ve Yunanistan’la birlikte bu alanda üst sıralarda.</p>
<p>- 13-15 yaş arasındaki erkek çocuklarında sigara içme oranı yüzde 9.4.</p>
<p>- Kız çocuklarının sigara içme oranı 3.5. 13-15 yaş aralığındaki çocukların yüzde 6.9’su sigara tüketiyor.</p>
<p>- 13-15 yaşlarındaki erkek çocukların yüzde 18’inde sigara logolu eşyası varken, bu oran kız çocuklarında yüzde 10 seviyesinde.</p>
<p><strong>Sigaralardaki kimyasallar</strong></p>
<p>Ortalama bir sigarada 7 bini aşkın kimyasal bulunur. Bunlardan 100’lercesi zehirlidir ve en azından 69’u kansere sebep olur. Bunlardan bazıları şunlardır ve şu maddelerde bulunabilir.</p>
<p>- Aseton- Boya</p>
<p>- Asetilen- Kaynak makinesi</p>
<p>- Arsenik- Böcek ilacı</p>
<p>- Benzen- Napalm</p>
<p>- Bütan- Çakmak gazı</p>
<p>- Kadmiyum- Akü</p>
<p>- Karbonmonoksit- Egzos gazı</p>
<p>- Diklorodifeniltrikloretan- Böcek öldürücü</p>
<p>- Hidrojen siyanid- İdam cezasında kullanılan gaz</p>
<p>- Metanol- Roket yakıtı</p>
<p>- Nikotin- Hamamböcek zehri</p>
<p>- Fenol- Tuvalet temizleme kimyasalı</p>
<p><strong>Sigara insan sağlığını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p><strong>BEYİN:</strong> İnme, bağımlılık, beyin kimyasının bozulması, gerginlik</p>
<p><strong>SAÇ:</strong> Koku ve renk değişimi</p>
<p><strong>GÖZ:</strong> Körlük (Sarı nokta) Katarakt Tik, göz kırpma</p>
<p><strong>KULAK:</strong> Duyma kaybı Kulak enfeksiyonu</p>
<p><strong>BURUN:</strong> Sinüzit Koku kaybı Burun boşluğu kanseri</p>
<p><strong>AĞIZ:</strong> Dudak, ağız ve gırtlak kanseri Boğaz ağrısı Tat alma duygusunda bozukluk Kötü nefes</p>
<p><strong>DİŞ:</strong> Çürük Diş kaybı Plak Renk kaybı</p>
<p><strong>KALP:</strong> Kalp krizi Kalp damarı zararı</p>
<p><strong>GÖĞÜS</strong>: Göğüs kanseri riski Mide, kolon, pankreas kanseri Ülser</p>
<p><strong>AKCİĞER:</strong> Akciğer, bronş kanseri. Kronik bronşit Nefes darlığı Astım Kronik öksürük</p>
<p><strong>KARACİĞER:</strong> Karaciğer kanseri</p>
<p><strong>BÖBREK-MESANE:</strong> Böbrek ve mesane kanseri</p>
<p><strong>ELLER:</strong> Kan dolaşımının bozulması. Damar hastalığı</p>
<p><strong>CİLT:</strong> Ten renginin değişmesi Kırışıklık Erken yaşlanma</p>
<p><strong>Üreme sistemi / ERKEK:</strong> Sperm kalitesinde azalma Kısırlık</p>
<p><strong>Üreme sistemi / KADIN:</strong> Rahim ağzı kanseri Erken menopoz Ağrılı regl Kısırlık</p>
<p><strong>İSKELET:</strong> Osteoporosis Kalça ekleminde sorun Kemik iliği kanseri</p>
<p><strong>DOLAŞIM SİSTEMİ:</strong> Buerger hastalığı Akut kan kanseri</p>
<p><strong>YARA-AMELİYATLAR:</strong> Yavaş iyileşen yara Ameliyatın etkisinden geç kurtulmak Sigara yüzünden oluşan yanık izleri</p>
<p><strong>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ:</strong> Enfeksiyonlara karşı dayanıksızlık</p>
<p><strong>AYAK-BACAK:</strong> Kan dolaşımının yavaşlaması Bacak ağrısı Kangren</p>
<p><strong>HAMİLELERDE SAĞLIK RİSKİ</strong></p>
<p><strong>ANNE</strong></p>
<p>- Plasenta erken ayrılır.</p>
<p>- Plasenta, doğum kanalının girişini tıkar.</p>
<p>- Erken doğum.</p>
<p>- Düşük.</p>
<p>- Dış gebelik.</p>
<p><strong>ÇOCUK</strong></p>
<p>- Ölü doğum.</p>
<p>- Ani bebek ölümü sendromu.</p>
<p>- Akciğerin görevini yerine getirememesi.</p>
<p>- Akciğerlerin orantısız büyümesi.</p>
<p>- Astım.</p>
<p>- Bronşit.</p>
<p>- Öksürük.</p>
<p>- Kanser.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-244" title="sigaraya kurban veren on 10 ülke" src="http://karahasanli.org/wp-content/uploads/2012/03/sigaraya-kurban-veren-on-10-ülke.jpg" alt="" width="450" height="334" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/sigaranin-sagligimiza-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoşgörülü Olma ve Sabretme</title>
		<link>http://karahasanli.org/index.php/hosgorulu-olma-ve-sabretme/</link>
		<comments>http://karahasanli.org/index.php/hosgorulu-olma-ve-sabretme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 08:54:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>msezer50</dc:creator>
				<category><![CDATA[faydallıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hoşgörülü Olma ve Sabretme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://karahasanli.org/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Hoşgörülü Olma ve Sabretme Bir bayan elinde valizlerle havaalanına geliyor ucagını beklemek üzere oturdugunda daha ucagın kalkmasına cok zaman oldugunu farkediyor, tabii birazda ac oldugunu hemen gidiyor kendine bir paket kurabiye ile bir kac dergi alıyor ve geliyor kendi eski yerine, dergisini cıkartıyor ve bu aradada baslıyor iki koltugun arasındaki sehpada duran kurabiyelerden birer ikişer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hoşgörülü Olma ve Sabretme<br />
Bir bayan elinde valizlerle havaalanına geliyor ucagını beklemek üzere oturdugunda daha ucagın kalkmasına cok zaman oldugunu farkediyor, tabii birazda ac oldugunu hemen gidiyor kendine bir paket kurabiye ile bir kac dergi alıyor ve geliyor kendi eski yerine, dergisini cıkartıyor ve bu aradada baslıyor iki koltugun arasındaki sehpada duran kurabiyelerden birer ikişer atıstırmya ama bu arada ne görsün kurabiye almak üzere elini her uzattıgında yan koltukta olan beyefendi de uzatıyor elini kurabiye almak için…<br />
Dakikalar böyle geciyor kadın önce sesini cıkarmıyor ama sonradan sinirlenmeye baslıyor ‘tanrım ne yüzsüz adam bu diye, sabrediyor kadın taki 1 tane kurabiye kalana kadar ‘hadi bakalım simdi neyapacak bu görgüsüz adam diyor kendi kendine ve karsılastığı durum karsısında sinirleniyor kadın çünkü adam son kalan kurabiyeyi 2 ye bölüyor yarısını ağzına atıyor ve diğer yarısını da kadına uzatıyor kadın o sinirle adamın elinden kurabiyenin diğer yarısını kaptığı gibi ucağına dogru yol alıyor söylene söylene ve en sonunda ucağa biniyor siniri biraz da olsa yatısmıs olan kadın çantasını açtığında bir paket dolusu kurabiye ile karşılaşıyor ve iyiki bişey demedim diyerek çok üzülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://karahasanli.org/index.php/hosgorulu-olma-ve-sabretme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

